You are here: AnaSayfa > Kişisel, Print > Birlikte uyumak

Birlikte uyumak

Bu hafta çok uykusuzluk çektim. Özellikle Pazartesi ve Salı günü tam da hafta başı Selin bizi gece uyutmadı. Her zamanki gibi bizimle birlikte geç saatte yattı. Sabah karşı 3 gibi de uyanıp uykusunda ağlamaya başladı. O saatten sonra da tekrar uyumak benim için zor oldu. Sersem bir vaziyette işe gittim. Dün öğlen uykusunu da uymak istememiş. Akşam eve gittiğimde evde kimse yoktu, parka çıkmışlar. Döndüklerinde Selin’in yorulmuş ve uykusuz olduğu anlaşılıyordu. Her zamanki gibi banyodan sonra bebe yağı ile masaj yapmamı istedi. Masajını yapınca biraz daha mayıştı. Saat 21:30 gibi yatağa gittik, biraz oynaştıktan sonra uykuya daldı. Uzun zamandır bu kadar erken uyumamıştı. Anne kız onları başbaşa bırakıp derin bir uyku çekmek için salona taşındım. Bu hafta ilk defa sabah dinç vaziyette kalkabildim. Akşam da kızımı havuza götürmeyi düşünüyorum.

Salı günü hep beraber uyumaya odaya gitmiştik. Uykusuzluk, yorgunluk, bitkinlik, ne ararsan var üzerimde. Kafamı yastığa koydum ama Selin hala cin gibi. Sürekli birşeyler yapıyor, ayakları ile kafama vurup taciz ediyor. Ona hayır diyemeyeceğimiz cümleler kuruyor. En sonunda dayanamadım ve yastığımı alıp salona kaçtım. Bir süre sonra Selin arkamdan tıpış tıpış geldi. Uyanmak için alarmı kurduğum telefonu aldı, sonra elimden tutup – Baba gel poş poş yapalım diye beni tekrar yatak odasına sürükledi. Sonra da telefonumu bana uzattı. Bu defa çok rahatsız etmedi beni. Yüzyüze birbirimize bakarak uyumaya çalıştık. Bir ara gözlerimi açtım ve Selin’in uyuduğunu gördüm. Tam yataktan kalkmaya çalışıyordum ki, Zıng diye gözleri açıldı, ardından Hiiii diye bir gülümseme. Bana sarıldı ve – Baba uyu!… demez mi. Ne yaparsın şimdi bu kıza.

Artık iyiden iyiye dili çözülmeye başladı. Müzikle arası çok çok iyi. Şarkıları söylemeye bile başladı. Geçen akşam Digitürk’üm reklam cıngılını mırıldanıyordu. – Hayellerine Dokun, hayallerine dokun!… Alibaba’nın çiftliğini de söyleyebiliyor. Özellikle şarkıların bir çoğunun nakarat kısımlarını mırıldanabiliyor.

Gökçe’nin Tuttu Fırlattı şarkısı – zamanla geçer dedi… kısmını, Sinan Akçıl’ın Atma şarkısının nakaratı, Bengü’nün Aşkım şarkısı… mırıldandıkları arasında. Eskiden bu kimin sorusuna – Selin’in… cevabını alırken artık “Benim” cevabını alır olduk. Sahiplenme duygusu gelişmeye başladı. Şarkılardan da Sinan Akçıl – Atma şarkısına benim şarkım, AjdaPekkan – Yakar Geçerim şarkısına da Yaren’in şarkısı diyor. Tablet pc’den Youtube’u açıp kendisi şarkı çalar hale geldi.

Bir de Babaanne merakı doğdu. Her akşam onu mutlaka arıyor. Annem telefonu açıp – Aloo dediği anda başlıyor konuşmaya. Diyalog aynen şu şekilde:

-Babaanneeeee!!

-Efendim kuzum

-Ben parka gittim, ben ormana gittim, piknik yaptım, havuza gittim, bıcı bıcı yaptım. (Arada birde şarkı söylüyor, Alibabanın çiftliğinde…..)

Almanyadan Halam tatil için Türkiyeye geldi. Kars civarlarından beni aradı. Konuşurken Selin elimden telefonu zorla aldı. Hala kelimesi geçince Dilek halası sandı. Başladı ona da birşeyler söylemeye. -Halacım, ben parka gittim ….. Halam duyduklarına inanamadı. Onu görememenin üzüntüsünü yaşadı. Bu kadar çok şey söyleyebilmesine şaşırdı.

Etiketler: , , , ,




  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • Facebook
  • RSS

Comments are closed.