Bu aralar konuşma süresi arttıkça arttı. Artık oturup sohbet edebilecek kıvama geldi. Bazen öyle şeyler söylüyor ki bunu Selin mi söyledi diyorum. Bizden istediği şeylerin sonuna, Tamam mı? cümlesini ekler oldu. “-Baba bana portakal suyu sık tamam mı?”
Televizyonda hergün Pepee izlemeye başladı. Tüm bölümlerini artık ezberledi, şarkılarının hepsini öğrendi. Ben bile öğrendim. Geçenlerde iş yerinde arkadaşlara söyledim; benim en sevdiğim şarkı Pepee’nin 2 ekmek aldım, şarkısıdır. Çok komik bir sohbet oldu. Meğer etrafında çocuk olan herkez biliyormuş. Normal olduğumu anladım
iphonumda ve tablet bilgisarayımdaki bütün oyunları iyice öğrendi. Artık çok basit geldiği için sıkılmaya başladı. Bunlarla oynamak yerine Talking Tom uygulamasını (Konuşan kedi) açmayı tercih eder oldu. Geçenlerde komik bir şey oldu. önce tablette Tom u açtı. Birşeyler söyledi, tom aynısını tekrarladı. Sonra Tom’un yanına iphonumdaki Tom’u koydu. 2 Tom’u konuşturacak ya. Baktılar konuşmuyor, Toooooom diye bağırınca 2 Tom da sonsuz bir döngüye girdi. Tabletteki toooom diye bağırıyor, bunu duyan diğer Tom aynı şekilde bağırıyor. Bu durum çok hoşuna gitti. Epeyce süre oynadı.
Doktora gittiğimizde Sedye üzerine serdikleri mavi örtü her defasında değiştiriliyor. Uzun bir şerit şeklinde. Selin’in aklında kalmış olmalı, mutfaktan rulo halindeki çöp poşetini getirip yere serdi. Sonra Tabletteki Tom’u açıp örtünün üzerine koydu. Selin, izlem doktor olmuş, Tom da hastası. Tom’a iğne yapıyor, çorba yediriyor, şurup veriyor. “-Seni iyileştirecem Tom, merak etme tamam mı?” Çok güldüm.
Dün gece hilmiyenin gece çalışması vardı. 1 gibi çıktı, 5 e doğru geldi. Gece 3 de uyandı. Altını değiştirmek istedim, ama beni görünce yataktan kovmak istedi. Baktı annesi de yok. Başladı ağlamaya. Odalara gidip baktı annesi yok. Anne işe gitti deyince daha çok ağlamaya başladı. Sonra Telefonu aldım, Hilmiyeyi arar gibi yaptım. ikna oldu. Altını değiştirdim, sonra birbirimize sarılıp güzelce uyuduk.








