Selin

Kategori: Bittiğim Anlar

Kafaüstü çakılmak

2 hafta önceydi. Cumartesi öğleden sonra Indat ve Adeviye’lere gidecektik. Hazırlanmak üzereyken, Duru da yatak odasında yatakta oynuyordu. Yatak bariyerlerinin üzerine çıkıp indiği oluyordu. Bir anda tutunamadı ve kafa üstü yere çakıldı. Hilmiye koridorda donakaldı, bakamadı bile. Koşup yerden alıp sakince yatağa yatırdım. Hasar kontrolü yaptıktan sonra sakinleştirmeye çalıştım. Buz torbasını da alıp kafasına koydu. Bir süre izledik, kusma, başdönemesi gibi belirtiler yok. Misafirlik işi yattı tabi. Riske giremedik. Kendisi de çok korktu. Umarım bundan bir ders çıkarır.  Daha Fazlası…

Denizatı tatili

16 Haziran, tam da tatil öncesi Duru rahatsızlandı. Karın ağrısı vardı. Ağrı geldiği zaman ikibüklüm oluyordu. Ertesi sabah işimi garantiye alıp arabayla işe gittim. Olur da yine ağrısı olursa çıkıp doktora götürecektim. Nitekim öğleye doğru Şengül aradı, yemek yemediğini ve ağrısı olduğunu söyleyince hemen çıktım. İzlem Hn muayene etti, birşey görünmüyor dedi. Ama yine de ultrason istedi. Ultrasonda doktor Duruya neresi ağrıdığını söyledi. O da sol tarafını gösterdi. Daha önceki invajinasyon (bağırsak düğümlenmesi) sağ taraftaydı ve ameliyat ile düzeltilmişti. Bu defa sol tarafını gösterince umutlanmıştım aslında. Genelde tekrarlamayan bir rahatsızlık. Daha Fazlası…

Duru Hastanelik oldu

Perşembe günü başladı herşey. Çok panik oldum ve inanılmaz bir korku vardı içimde. Cuma akşam her zamanki gibi işten geldim. Selinin arkadaşı Ece gelmişti bizi. Herşey gayet rutin giderken Duru birden ağlamaya başladı. Hiç susacak gibi de değildi. 1 saate yakın sürdü. Kulaklarını tutuyor boncuk boncuk gözyaşı döküyordu. Neresinin ağrıdığını bile söylemiyordu. Hastaneye görüteyim dedim araba yok, hilmiye almış. Taksi durağını aradım taksi yok. Yağmur yağmaya başladı. Engin’i aradım daha eve gelmemiş. Komşumuz Serdar’ı aradım, şehirdışına gitmiş. Allahım çıldıracam, araba yok. Neredeyse ambulans isteyeceğim. Hilmiyeyi aradım, oyalanmadan gelmesini istedim.O da panikledi, bastı gaza. Daha Fazlası…

Görünmez kaza

Bugün Duru az daha yanıyordu. Çok korktuk, yüreklerimiz ağzımıza geldi. Evde çay içmek artık imkansız hale gelmeye başladı. Duru çay içmeyi çok seviyor. Öyle çok açık, çok soğuk falan da değil. Ben çok sıcak içemem. Ama Duru benim içebileceğim kadar sıcak çayı içiyor. Üstelik şeker falan da atmıyoruz. Soğuk veya çok açık yaparsak burun kıvırıyor. Bugün akşam da çayımıza ortak oldu. Hilmiye kendisine yeni doldurduğu sıcak çayı almasın diye Masanın ortasına koydu ve bir anlık banyoya gitti. Ben de mutfaktaydım. Birden çığlık geldi. Koşarak geldik ki bizimki sandalyeye çıkmış ve çayı almaya çalışmış. Allahtan daha ağzına bile götüremeden eli acımış olmalı ki hemen bırakmış. Bir miktar da göğsüne damlamış. O bölgede hafif kızarıklık vardı. Hemen soğuk duşa soktu Hilmiye. Yanık kremi de sürdük. Allahtan öyle kabarma falan da olmadı. Şimdilik ucuz atlattık.  Daha Fazlası…

Görünmez Kaza

Pazar günü Hilmiye Selin’i sinemaya götürmek istiyordu. Tinkerbel ve Korsan Peri filmi gösterime girmiş. Benim de gelmemi istediler ama ben o gün nöbetçiydim ve zırt pırt telefon geliyordu. Sinemaya girsem bile muhtemelen film bitmeden dışarı çıkmam gerekecekti. O yüzden evde kalmayı tercih ettim. Şengül bize geldi ve Duruya baktı. Hilmiye ve Selin de sinemaya gitti. Selin filmi çok beğenmiş, biraz da Meydan AVM deki lunaparkta vakit geçirmek istemiş. Atlıkarınca, tren derken güzel vakit geçirmiş. Sonrasında Hasan ve Mine ye rastlamışlar. Onlarda 3 tane çocuk var. Kahve içip sohbet etmişler ve çocukları mini golf sahalarının olduğu yere götürmüşler. Olan burada oluyor zaten. Daha Fazlası…

UA-12002855-3