Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Hastalık bitmedi gitti

Selin 23 Eylülden buyana 1 haftadır hasta. Hastalık yine ateş ile başladı. 2 bün boyunca ateşi çıktı. Sadece baş kısmında olması da viral bir enfeksiyonu olduğunu gösteriyormuş. İzlem Hn.ı aradık bize kullanacağımız ilaçları söyledi. Fakat bir türlü öksürük geçmeyince hastaneye gittik. Balgamlı öksürük özellikle gece çok rahatsız ediciydi. Sürekli öksürük krizi ve burun akıntısı yüzünden uyuyamıyordı. Bu durum bizi çok üzüyordu. İzlem Hn. muayene etti, allahtan ciğerlerine kadar inmiş bir durum yokmuş. 1 haftalık antibiyotik tedavisi verdi. Antibiyotikleri kullandıktan 2 gün sonra balgam gitti ama bu defa da kuru öksürük vardı. Bugün biraz daha iyi. Arada bir öksürük yine oluyor ama eskisi kadar değil. Burun akıntısı da hala var. Allahtan deniz suyu ile temizlik yaptırmamıza izin veriyor. Tam olarak iyileşmeden okula göndermemeye karar verdik. Okulu şimdiden çok özledi. Evde akşama kadar canı sıkılıyor. Okula da tam gün vermiştik. Hatta geçen haftalarda servisle eve dönüyordu. Serviste oturamaya da alışmıştı. Daha önceden korkuyordu. Geçenlerde tepeüstünde toplantım vardı ve erken çıktığım için Selin’i okuldan almaya ben gitmiştim. Servisle berber eve döndük. Beni görünce çok sevindi. Servisteki hostes hn.la ve diğer çocuklarla kaynaştırmaya çalıştım. Serviste müzik olarak da Pepeenin şarkılarını çalıyorlardı. Çocuklar gerçekten çok eğleniyor. Daha Fazlası…

2 günlük ayrılık

14 Eylül Cuma günü işe gitmedim. Sabah erkenden taksiye binip havaalanına gittim. Annemler neredeyse 1 yıldır beni görmüyorlardı. Çok özlemişler. Bu yüzden hafta sonunu onlara ayırmaya karar verdim ve Mersin’e gittim. Yeğenim YunusEmre de oradaydı. Annesi ve babası istanbula gideceği için 10 günlüğüne babamlarım yanında gelmiş. Çok yaramaz olmuş. Onun olması beni de oyalamış oldu. Ama yine de evimi, ailemi çok özledim. Selinle 1 kez görüntülü konuşma yaptık. Akşamları benimle konuşuyordu. Pazar günü sabah erkenden tekrar yola çıktım ve öğleye doğru istanbula döndüm. Daha Fazlası…

Kendi odasına taşındı

Haftasonu kendi odasında uyumak istedi. Biz bekledik yanımıza gelmesini yada çağırırdı gelin beni alın diye ama hiç birşey demeden uyudu. Sabaha kadar sık sık kontrol ettim. Yataktan mı düştü, üstü mü açıldı vs. Ama sorunsuz uyudu. Sabah olunca odası aydınlık olunca Hilmiyenin yanına gelip uyumaya devam etmiş.

Hafta sonu hilmiye ve Selin hasta oldular. Viral enfeksiyon sanırım, burun akıntısı ve öksürük var. Selin’e peditus vermeye başladık. Burnuna da deniz suyu sıkıyoruz.

Cumartesi gece Bahar bizde kaldı. Annesini ister diye düşündük ama hiç aramadı. Selinle çok uyumlu bir arkadaşlıkları var.

Pazar günü araba için kurban kestik. Umarım kazasız belasız kullanırız.

Okullar açıdı

Selini aslında 1 ay öncesinde okula kaydettirmiştik. Ama bir türlü alışamadı. Sürekli ağlıyordu. Şengül ve Yaren’i görmek istiyordu. Araya bayram tatili ve hastalık da girince fazla gönderemedik. 31 Ağustos gibi gidip Aynur Öğretmeni ile tanıştık. Belki öğretmeni yadırgıyordu, belki bu yeni öğretmenini çok sevecekti. Aynur öğretmen biraz Selin ile vakit geçirmek istiyordu ama o bizi bırakmak istemiyordu. Bir masaya oturduk, ona kağıt verdi. Bir tane de Yaren’e. Tutkalı sürüp renkli pulları ona yapıştırarak çiçek yapmasını istedi. Yaklaşımı belki de çok doğruydu. Sıkmadan yavaş yavaş. Sınıfını gördük diğer hocalar ile tanıştık. İngilizce öğretmeni var onun da ismi Selin. Selin Teacher olarak çağırıyorlar. Pazartesi de okulun ilk günü Hilmiye ile beraber gittik. Şengül de bizimle geldi. Selinin çenesindeki titremeyi görünce içim çok fena oldu. Kollarını kaldırıp kucağıma almamı istiyordu. Beraber yukarı çıktık ama beni hiç bırakmak istemiyordu. Onun titreyen çenesini gördükçe ben de onu bırakmak istemiyor gibi sarılıyordum. Sonra Hilmiye yukarı çıktı. Kızgınlıkla Selini aldı. ” Sen bana bırak, bir türlü ayrılamıyorsun” dedi ve beni gönderdi. Hilmiye ne de olsa önceden alışıktı bu duruma. Ağlasa da onu sınıfına bırakıp çıktı. Bir süre Şengül kaldı sonra o da aşağı indi. Biraz ağlamış ama sonra susmuş. Daha Fazlası…

Tatil ve Ramanzan Bayramı

19 Ağustos günü Ramazan Bayramının ilk günüydü. İstanbulda hava biraz kötüydü. Tatil için bir fırsat olarak gördük ve internetten araştırıp Ayvalık taraflarında Sarımsaklı bölgesinde bir otele rezervasyon yaptırdık. Pazar günü sabah saatlerinde yola çıktık ve akşama doğru 17:00 gibi otele vardık. Otele gelir gelmez ilk şoku yaşadık. Havada resmen fırtına vardı. Öyle çok esiyordu ki ağaçları yerinden sökecek gibiydi. Odamıza yerleştikten sonra sahile indik. Ayaklarımı suya soktuğumda ikinci şoku yaşadık. Deniz inanılmaz soğuktu. Bir kaç çıkgın dışında suya giren kimse yoktu. Buzdolabından çıkmış su, denizin yanında sıcak kalıyordu. Merğerse bu bölgenin suyu her zaman soğuk oluyormuş. Akşam olduğunda etrafı gezmeye çıktık. Özellikle Cunda adasına gitmek istiyordum. Şeytan sofrasına çıkıp resim çekmek istiyordum. Bu defada gidişimize trafik engel oldu. Ayvalık merkezde uzun bir arabak uyruğu vardı. Gidemedik, alışveriş yapıp otele geri döndük. Daha Fazlası…

UA-12002855-3