Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Karamandere piknik

Pazar günü erkenden kalktık. Arkadaşımız indat ve Adeviye, onların çocukları ile beraber Karamandereye gitmeye kadar vermiştik. Biz defalarca gitmiştik ama onlar ilk kez gidiyor. Çekmeköyden tam 40km olan bu mekan geçen yıllara göre çok değişti. Aslında Çiğdem ve Gökhan da katılacaktı ama bir türlü zaman planı yapamadık. Selin özellikle onları kızı Defne ile çok iyi anlaşıyordu. Bu defa arkadaşları Yağmur ve Emre oldu. Eski adı Saklı Cennet olan bu mekanın yeni sahipleri Saklı Göl ismini vermişler. http://www.karamanderesakligol.com sitesi bile var artık. Göl kenarında rezerme masa bulamadık önce. Ağaç altında güzel bir masa bulduk. Harika bir kahvaltı yaptık. Selin çok güzel karnını doyurdu. Verdikçe yedi maşallah. Daha Fazlası…

Turkcell Çocuk Şenliği

Cumartesi günü Turkcell çalışanları için yapılmış bir organizasyona katıldık. Event Garden Sarıyerde gerçekleştirilen etkinlik çocuklar için olduğu kadar anne babaların da çok hoşuna gitti. Yüzlerce çocuğu bir arada hiç görmemiştim. İnanılmaz güzel bir ortam vardı. Giderken aslında biraz sıkıntılıydık. Hilmiyenin çalıştığı yerden çok arkadaşı katılmamıştı. Meltem dışında pek tanıdık yoktu. Sıkıcı bir ortam hayal etmiştik. Ama hiç öyle olmadı. Evet Garden zaten muhteşem bir ortam. Turkcell de olaya ayrı bir renk katmış. Bütün masaların üzeri yeşil tentelerle kaplanmış, tentelerin üzerinde de rengarenk uçan balonlar vardı. Etkinlik alanının 4 bir yanında yiyecek-içecek ikramlarının yapıldığı yerler vardı. Bir çok da sponsor katılmış ve standlar açmışlardı. Hepsi çocuklar için hediyeler veren ve onları mutlu eden standlardı. Saksı boyayıp çiçek ekmekten, boya kalemleri ile resim yapılan bir sürü stand vardı. Gün boyunca yarışmalar yapıldı ve pahalı hediyeler dağıtıldı. Bu yüzden güzel olduğu kadar çok da gürülltülüydü. Peluş kıyafetler giymiş bando takımı da ayrı bir gürültüydü ama çocuklar çok sevdi. Kapıda ambulans hizmeti bile vardı. Daha Fazlası…

Sinir krizi

Hafta sonu Teyzesinde kaldık. Baharla çok güzel oynadılar ve eğlendiler. Pazar günü de alışverişe gideceklerdi. Hilmiyenin yeğeni Ali Deniz, Salı günü dünyaya gelecek. Onun için bebek malzemeleri almak için Trump Towersdaki ebebek mağazasına gittiler. Ben de Balat tarafında fotograf gezisine çıkmıştım. Öğleden sonra işim bitince onlara katılmak için yola çıktım. Hilmiye beni yolda aradı. Selin sinir krizi geçirmiş, korkulu ve ne yapacaklarını bilmek haldeler. Bu 2nci defa oluyor. Daha önce de 1 kez aynı senaryoyu yaşamıştık. Bu defa bir alışveriş merkezinde oldu. Yerlere yatıp ağlamış, elindeki çantasını fırlatmış. Hilmiye kucağına almak istediği zaman da kızın kollarını ve boynunu tırmalayıp çizmiş. Aynur Teyzesi bile bu durumdan çok korkmuş. Ağlaşıp durmuşlar. Olay Ebebek mağazasından çıkarken başlamış. Galiba balon yada onun gibi birşey almak istemiş, almayınca da aniden sinirlenip ortalığı ayağa kaldırmış. Zorla yemek yeme yerlerinin oraya götürmüşler. Hiçbir şekilde susturamadılar. Hilmiye bir taraftan da ne yapacağını bilmez vaziyette beni arayıp duruyor. O panik hali ile ben de stres yaptım. Vardığımda bebek arabasında uyumuş kalmış. Biraz Nero’da oturup birşeyler içtik. 40dk kadar uyudu. Arabasını hareket ettirince yine uyandı, kimseyi istemiyor, arabayı hareket ettirmemize izin vermiyor. Pause düğmesine basmış gibi kaldığı yerden devam ediyordu. O kadar çok uykusu vardı ki yine hemen uyudu. Aslında Bahar bizi sabahın erken saatinden uyandırdı. Öğlen uykusuna da yatmadığı için huysuzlandı. Daha Fazlası…

Hilmiye Fransada

Dün sabah erkenden yola çıktı. İş için Nice kentine gitti. Gitmekte öyle kararsız kalmıştı ki neredeyse iptal ettirebilirdi. Tabi bunda Selin’in etkisi büyük. Hafta sonu Selin öyle sözler sarfetti ki kim olsa aynı şeyi hissederdi. Annesine sarılıp, seni çok seviyorum, canım, cicim derken zaten zor bir şeyi daha da zor hale getirdi. Gözyaşı çeşmeleri açıldı, şırıl şırıl. Hilmiye nasihatlar etmeye başladı, kızıma iyi davran, gece kontrol et, falan falan… Annelik içgüdüleri işte. Daha Fazlası…

Şimdi okullu olduk

Bugün bizim için çok heyecanlı bir gün oldu. Dün akşam AKD Kids ana okulunu görmeye gitmiştik. O okulu aslında başta çok istiyordum. Çünkü hem ingilizce hem türkçe beraber konuşulan bir okul. Selin’in ingilizce öğrenmesine çok yardımcı olacağını düşünüyordum. Ama okulu çok beğenmedik. Zaten bir villayı okul haline getirmişler, küçük bir bahçesi var. Çocuk parkı olarak sitenin kendi parkını kullanıyorlar. Sitenin yüzme havuzunu kullanıyorlar. Bir de Hilmiyeye pis geldi, tabi bunda akşam saati olmasının etkisi de olabilir. Yönetici bayana da çok ısınamadık. Bu akşam da Yiğit Kolejinin Dahi Çocuk Anaokuluna gittik. Okul çok büyük. Ve inanılmaz temiz geldi. Kocaman bir bahçesi var. Girer gitmez bizi 2 tane çok güzel köpekler karşıladı. Köpekleri çok sevdiğim için hemen onlara dokunup sevmeye başladım. Benim sevdiğim kadar Hilmiye korkuyor. Allahtan Selin onun gibi değil. Selin de bayılıyor köpeklere. içinde minikler için yüzme havuzu var. Oyuncaklar arasında hiç bebek, araba gibi şeyler yok. Tamamen çocuğun hayal gücüne ve yaratıcılığına dayanan oyunlar oynuyorlar. Özellikle Montessori eğitimi vermeleri çok hoşuma gitti. Biri türk diğeri yabancı olan 2 tane ingilizce öğretmenleri var. Anlatacak o kadar çok şey var ki, hangisini yazsam bilemiyorum.Bir kere okul yöneticisi Sinem Hn, çok tatlı bir bayan. Kendisi aynı zamanda yanılmıyorsam Çocuk psikoloğu yada doktorası olan bir bir bayan. Bize okulu gösterdi ve çok yararlı bilgiler verdi. ikna olduk ve hemen kaydını yaptırdık. Daha Fazlası…

UA-12002855-3