Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Hepatit A Aşısı

Cuma günü Hilmiye işe gitmedi, ben de öğleye kadar izin aldım. Hep beraber hastaneye gittik. Artık son aşısına sıra gelmişti. 5 yaşına gelene kadar bir daha aşı olmayacak. Biz işlemlerini yaptırırken Selin birden odaya girip, İzlem Hn ile konuşmaya başladı. “Merhaba İzlem Teyze” diyerek başladı sohbete. İzlem de ona şeker verdi. Ağlamasından çok korkuyorduk. Önceleri daha odasına girer girmez başlıyordu ağlamaya. Bu defa kendisi biz hiçbirşey yapmadan girmişti. Önce tartıya çıktı, 13,250 kg olmuştu. Sonra boyunu ölçtük. Gözlerime inanamıyordum. Selin o kadar sakin, o kadar neşeliydi ki inanmakta zorluk çekiyordum. Sonra sırtını dinlemek için kıyafetini sıyırdık. Tamam şimdi ağlar dedim ama o yine gülüyordu. “İzlem teyze beni gıdıklıyor” demez mi. Hala şaşkın bir haldeyiz. Sonra karnını dinledi. Yandan yandan bakıp gülüyordu doktora. Herşey bitti sıra aşıya gelmişti. Bacaklarını sıyırdık. Hilmiye kucağına aldı. Korkmasın diye “İzlem Teyze seni gıdıklayacak” dedik. Ama o “popoma iğne yapacak” demez mi.  İğne yaklaştı. Evet sırada çığlıklar vardı. Biz hazırlığımızı yaptık. Hilmiye kucağına aldı. Ben de bacağını tutmaya hazırlandım. İzlem Hn iğneyi vurdu, vururken de “sinek ısırdı galiba” dedi. inanamıyordum hala. Selin ağlamak yerine iğneyi vurmasını izledi. Canı yanmasına rağmen ağlamadı. Demek ki doktora karşı içinde bir güven oluşmuş. Belki bizim telkinlerimiz de etkili olmuştur. Daha Fazlası…

Tuvalet alıştırmaları

2 yıl 7 ay geçti doğalı. Geçen bu süre içinde sürekli birşeyler öğrendi. Sıradaki ise tuvalet alışkanlığı. Bu hafta sadece geceleri bez bağladık. Başta çok eğlenceli gidiyordu. Çişini yapınca evde alkış koparıyorduk. Ama iş kaka yapmaya gelince çok zor geçti. 1 hafta geçmesine rağmen hala kakayı tuvalete yapmayı öğrenemedi. Kendini sıktı da sıktı. Acıyor diye ağlayarak ya altına yaptı yada etrafta biryerlere. Hilmiye de arkasından dezenfekte edecem diye uğraştı. Çişini de bazen altına bırakıyor. Meğer ne kadar sık aralıklarla çiş yapıyormuş bezine. 15dk da bir tuvalete oturuyor. Onun için zamanında merdivenli bir klozet kapağı almıştım. 2 yaşındaydı o zamanlar. Hilmiye biryerlerden duymuş, çocuk kendini belli edermiş diye geçti 7 ay. Ama nedense belli edeceği yoktu. O yüzden hemen başladık çalışmalara. Gerçekten sıkıntılı bir dönemmiş. Umarım kısa zamanda bundan da kurtuluruz. Daha bizi bekleyen zorlu şeyler de var. Hala yemeklerini katı olarak yiyemiyor, kahvaltısını bile püre olarak yemeyi bırakamadı. Hala kendi yatağında uyumuyor. Bizim aramızda sabahı ediyor. Bunları nasıl alıştıracağız hiçbir fikrim yok. Hele ki bu tuvalet olayı benim gözümü çok korkuttu.

Bu ay Hepatit A aşısını yaptırmamız gerekiyordu ama unuttuk. Ay sonu oldu hala yaptıramadık. Bir an önce götürüp son aşısını da yaptırmak gerekiyor. Artık okula gidinceye kadar aşı yok. Tuvalet ve yemek zorluklarını bir atlatsaydık kreşe vermeyi istiyordum. Orada eminim çok eğlenecek. Özellikle geveze oluşu öğretmenlerini çok yoracak. Kendisine soruyorum. Sen konuşmayı çok seviyormusun diye. “Evet konuşmayı çok seviyorum bir de zıplamayı seviyorum, ama yatakta zıplayınca düşüyorum”.

Yarın Ela’nın duğum günü partisine gideceğiz. Eminim mum üfleyecek ve çok eğlenecek.

Yunus Emre ve Defne ziyaretleri

Geçen hafta 19 Mart’ta kızkardeşim istanbula geldi. Gelirken de yanlarında Yunus Emreyi getirdiler. Yeğenimi yazdan bu yana görmemiştim. Bakıcıları çocuğu dövdüğü için kovmuşlar mecburen yanlarında getirdiler. 20 Mart akşamı hep beraber Ataköyde buluşup bir yemek yedik. Orada ikisi çok iyi anlaştılar. Yaz ayında görüştüklerinde Selin henüz çok küçüktü. Onun itme kakmalarına dayanamıyor, yere düşüyor ağlıyordu. Bu defa hiç öyle olmadı. Çok iyi anlaştılar. Ardından kaldıkları otele gidip birer kahve içerken onlar oyun oynamaya devam ettiler. Daha Fazlası…

Ayakta uyumak

Dün gece çok komik birşey oldu. Sabaha karşı 4 gibi WC ye kalktım. Selin kıpırdanmaya başlamıştı zaten. Rüya gördüğü sayıklamasından belliydi. “Hayır istemiyorum!” gibi birşeyler söylüyordu. Yatağa geri döndüğümde benim yerime yatmıştı. Bende ikisinin arasına kıvrıldım. Sonra annem nerede diye ağlayınca bu defa da Hilmiye ile yer değiştirdik. Yatakta çok döndü, ağladı, yuvarlandı. En sonunda da kalkıp oturdu. Süt istermisin dedim hayır dedi. Su da içmedi. Öylece yatakta oturuyordu. Hilmiye ile şaşkın bir şekilde onu izliyorduk. Sonra farkettik ki gözleri kapalı. Düştü düşecek. Oturduğu yerden uyuyordu. Bir süre o şekilde kaldı. Sonra tıp diye başı yatağa düştü ve uyudu. Çaktırmadan sevdik o saatte. Daha Fazlası…

Dışarı çıkmak

Geçen hafta hergün tekrarladığı cümle. Dışarı çıkalım. Akşam eve gelir gelmez başlıyor. Markete gidelim, BIM’e gidelim. BM’deki adamlar bile artık tanıyor Selini. Gidip bir tane top alıyor, içinden minik bir oyuncak ve çıkarma çıkıyor. Onu da pek oynamıyor zaten. Geçen hafta eve girmezden önce BIM’e girdim ve portakal aldım. Kasadaki adam, az önce kızınız geldi, onlar aldı deyince bıraktım. Kasiyer başladı ne yaptığını anlatmaya, Çizi bizküvilerinden almış ve “Abi bunu kasadan geçirirmisin” diye uzatmış. Kendini sevdirmiş herkese. Daha Fazlası…

UA-12002855-3