Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Babaanne ile oyunlar

Annem 4 gündür bizde. Fakat 3 gün sonra tekrar Mersin’e dönecek. Bu duruma en çok Selin üzülecek sanırım. Afyon tatilinden döndüğümüzden beri Selin inanılmaz derecede aktif ve geveze bir hal aldı. Annemi akşama kadar iyice yoruyor. Akşam eve geldiğimde de bana neler oynadığını anlatıyor. Dün önce doktorculuk oynamışlar. Annem koltukta kendi ayağınının birini altına almış. Güya ayağı kaybolmuş. Selin de Tv kumandasını telefon yapmış ve doktoru aramış. “Doktor bey, babaannemin ayağı kayboldu, gelip bulurmusunuz. Gelirken de krem getirin ayağına sürelim. Hadi görüşürüz hoşçakal” deyip telefonu kapatıyor. Ardından annem ayağını uzatıp, Aaaa bak burdaymış, bulduk diyor. Sonra Selin telefonu tekrar açıp doktoru arıyor. “Doktor bey, gerek kalmadı, ayağı bulduk,önemli değil, hoşçakal” arada bir de telefon efekti yapıp “Efendim” diyor. Daha Fazlası…

Bez bırakma çalışmaları

Çarşamba günü annem Mersinden geldi. Selin’i çok özlemiş. Annem eve gelince Selin hemen boynuna sarıldı. Gelirken yanında pembe bir bornoz getirmiş. Kendi elleriyle de yelek örmüş. Akşam eve geldiğimde babaannesinin kendisine bornoz getirdiğinden bahsedip durdu. Dün işte kötü bir gün geçirdim. Çok yoğun çalışmanın ardından eve gittiğimde günün en güzel haberini aldım. Selin bezi bırakmış. Öğlen çıkarmışlar ve akşama kadar hiç çişini yapmamış. Çişi geldiğinde söylemiş ve banyo küvetinin içine yapmış. inanamadım elimle yokladım, evet gerçekten altında bez yoktu. Gece yatarken tabi bezledik. Yavaş yavaş alışacaktır. Aslında beni şaşırten bez vs gibi şeyler değil. Bu tür gelişmeler kızımızın büyüdüğünü gösteren işaretler. Bir mucizeydi bizim için Selin ve bu mucizenin adım adım varoluşunu izlemek heyecan vericiydi. Daha Fazlası…

Selin Coştu

Tatilden döndüğümüzden beri Selin’i evde zaptedemiyoruz. Özellikle Afyon dönüşünden sonra sürekli ya tatile gidelim, ya otele gidelim diye ısrar edip durdu. Geçen hafta Perşembe ve Cuma günü Hilmiye çalışıyordu fakat bizim şirket izin verdiği için bu 2 günü kızımla geçirdim. Kendisini bırakıp gideceğimi sandığından olsa gerek peşimden bir an olsun ayrılmadı. Arada bir -Baba ben hazırım, dışarı çıkalım! diye karşımda dikiliyor, evde durmak istemiyordu. Dışarısı soğuk olduğu için çıksak bile dolaşamıyorduk. Parka götürdüm ama hiç eğlenmedi, üşüdüğünü söyledi hemen eve döndük. Eve girer girmez Şengül’ün yanına gidip,”-Şengül, bak ellerim üşüdü, yüzüm üşüdü, park soğuk” dedi sonra da gidip kalorifer peteğinde ellerini ısıttı. Cuma günü ise yine ısrarla dışarı çıkmak istedi. Fakat öğlen olmuştu ve uykusu olduğu halde uyumuyordu. Evde TV de bozuk olduğu için yapacak birşey de yoktu. Bir sessizlik oldu. Sonra onu giydirip arka koltuğa oturttum ve gezmeye başladık. Önce Shell’den benzin aldık. Kredi kartını ve fişleri Selin alıp verdi görevliye. Çok mutluydu “-Baba shell’e geldik, arabanın karnını doyurduk” dedi. Ardından Dudulluda Vatan Bilgisayara gittik. Oradan beğendiğimiz bir LED TV satın aldık. Eve dönerken arabada uyudu kaldı. O uykusunu alana kadar dolaşıp durdum. Yenidoğan, Sultanbeyli derken eve döndük. Evede kucağımdayken uyandı. Neyseki uykusunu almıştı. Sonrasında Yaren oluldan geldi de biraz nefes aldım. Daha Fazlası…

Kurban Bayramı – Afyon Tatili

6 Kasım Pazar günü Kurban Bayramının ilk günüydü. Bu bayramı ailecek bir tatil yaparak geçirmek istedik. Ama Kurban da kesmek istiyorduk. Geçen yıl Selin’in rahatsızlığı yüzünden bu işlerle ilgilenememiştik. Arife günü Abbas dayısına gittik. Kurbanımızını kesmesi için ona vekalet verdik. Onlar da Erikliye tatile gidiyorlardı. ilk gün orada bir kurban alıp kesmişler, pay edip dağıtmışlar. Bu yıl kurbanlıklar hayli pahalı. Bizimki yaklaşık 600TL civarında tuttu. Biz de Pazar sabahı sabah erkenden 5 gibi kalktık. Selin zaten uyanmıştı. Giyinip hemen çıktık. Yol üzerinden Tuzlada mezarlığa uğrayıp Hilmiyenin babası ile bayramlaştık. Ardından Feribotla Yalovaya geçtik. Feribotta hepimiz kahvaltı da yaptık. Toplamda 5 saat süren yolculuk sonunda Afyon Oruçoğlu Termal Oteline vardık. Odamızı pek beğenmedik. Şikayet edince daha güzel bir oda verdiler. Selin ilk başta yabancıladı. Yolda giderken tatile gittimizimi söyledik. Otele varınca da mızmızlanıp durdu. Tatile gidelim diye tutturdu. Öğlen Yemeğimizi yiyip hemen havuza gittik. Havuzun olduğu yerde kolluklar vardı. Selin’in kollarına birer tane taktık. Hiç itiraz etmedi. Bir süre sonra baktık ki kendi başına yüzüyor. Ayaklarını suyun yüzeyine kaldırıyor. Havuzun içinde yürüyüp duruyor. Onun da çok hoşuna gitti. Havuzlar bir kaç bölmeden oluşuyor. Hepsinin ısı değerleri farklı. En sıcaktan en soğuk olanına kadar çeşit var. Selin bir süre sonra -Baba, burası neresi? dedi, soruya soru ile cevap verdim – Neresi kızım?, – Burası tatil baba!.

Daha Fazlası…

Anne bana defol deme

Geçen hafta sonu şirketin gezisine katılmıştım. 2 gün Abant- Yedi Göller gezisi yaptık. Çok eğlenmiş ve güzel resimler çekmiş olsam da Selin’i çok özlemiştim. Hilmiyeyi aradığımda arkadan Selin’in sesi geliyordu. -Anne kim, kim? Her arayanı merak ediyor. Ağlamasın diye arkadaşım diyor tabi. Benim sesimi duysa ağlamaya başlar. Ama geçenlerde Hilmiye işyerinden evi aramış, Selinle telefonda konuşmuş, fakat hiç ağlamamış. Cumartesi çıkmıştım yola, Pazar akşam saatlerinde geldiğimde Selin uyumuştu. Yanına biraz yattım, onu defalarca öptüm, biraz kımıldadı, yatakta döndü. Taaki Pazartesi akşama kadar konuşamadık. Artık Selinle daha bir başka anlaşıyoruz. Artık istemediği şeyleri yapmıyor. Zaten onu az görüyoruz, bir de üzmek istemiyorum. Kendimle bir karar aldım, artık kızmayacağım. Kızgın olduğum her vakit bana söylediği, yüreğime zıpkın gibi batan sözcükleri aklıma geliyor. “-Baba beni dövme” Zaten dövdüğüm yoktu, ama kızmam onu etkilemiş olmalı. Hilmiye de bazen sinirlenip kızdığı oluyor. Özellikle uyku vakitleri geldiğinde. Arada bir bağırıp -Defol git yataktan! dediği oluyordu. Bu bile aklında yer etmiş olmalı ki, dün akşam annesine şunu dedi: “-Anne bana bir daha defol deme!”

Daha Fazlası…

UA-12002855-3