Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Selin Coştu

Tatilden döndüğümüzden beri Selin’i evde zaptedemiyoruz. Özellikle Afyon dönüşünden sonra sürekli ya tatile gidelim, ya otele gidelim diye ısrar edip durdu. Geçen hafta Perşembe ve Cuma günü Hilmiye çalışıyordu fakat bizim şirket izin verdiği için bu 2 günü kızımla geçirdim. Kendisini bırakıp gideceğimi sandığından olsa gerek peşimden bir an olsun ayrılmadı. Arada bir -Baba ben hazırım, dışarı çıkalım! diye karşımda dikiliyor, evde durmak istemiyordu. Dışarısı soğuk olduğu için çıksak bile dolaşamıyorduk. Parka götürdüm ama hiç eğlenmedi, üşüdüğünü söyledi hemen eve döndük. Eve girer girmez Şengül’ün yanına gidip,”-Şengül, bak ellerim üşüdü, yüzüm üşüdü, park soğuk” dedi sonra da gidip kalorifer peteğinde ellerini ısıttı. Cuma günü ise yine ısrarla dışarı çıkmak istedi. Fakat öğlen olmuştu ve uykusu olduğu halde uyumuyordu. Evde TV de bozuk olduğu için yapacak birşey de yoktu. Bir sessizlik oldu. Sonra onu giydirip arka koltuğa oturttum ve gezmeye başladık. Önce Shell’den benzin aldık. Kredi kartını ve fişleri Selin alıp verdi görevliye. Çok mutluydu “-Baba shell’e geldik, arabanın karnını doyurduk” dedi. Ardından Dudulluda Vatan Bilgisayara gittik. Oradan beğendiğimiz bir LED TV satın aldık. Eve dönerken arabada uyudu kaldı. O uykusunu alana kadar dolaşıp durdum. Yenidoğan, Sultanbeyli derken eve döndük. Evede kucağımdayken uyandı. Neyseki uykusunu almıştı. Sonrasında Yaren oluldan geldi de biraz nefes aldım. Daha Fazlası…

Kurban Bayramı – Afyon Tatili

6 Kasım Pazar günü Kurban Bayramının ilk günüydü. Bu bayramı ailecek bir tatil yaparak geçirmek istedik. Ama Kurban da kesmek istiyorduk. Geçen yıl Selin’in rahatsızlığı yüzünden bu işlerle ilgilenememiştik. Arife günü Abbas dayısına gittik. Kurbanımızını kesmesi için ona vekalet verdik. Onlar da Erikliye tatile gidiyorlardı. ilk gün orada bir kurban alıp kesmişler, pay edip dağıtmışlar. Bu yıl kurbanlıklar hayli pahalı. Bizimki yaklaşık 600TL civarında tuttu. Biz de Pazar sabahı sabah erkenden 5 gibi kalktık. Selin zaten uyanmıştı. Giyinip hemen çıktık. Yol üzerinden Tuzlada mezarlığa uğrayıp Hilmiyenin babası ile bayramlaştık. Ardından Feribotla Yalovaya geçtik. Feribotta hepimiz kahvaltı da yaptık. Toplamda 5 saat süren yolculuk sonunda Afyon Oruçoğlu Termal Oteline vardık. Odamızı pek beğenmedik. Şikayet edince daha güzel bir oda verdiler. Selin ilk başta yabancıladı. Yolda giderken tatile gittimizimi söyledik. Otele varınca da mızmızlanıp durdu. Tatile gidelim diye tutturdu. Öğlen Yemeğimizi yiyip hemen havuza gittik. Havuzun olduğu yerde kolluklar vardı. Selin’in kollarına birer tane taktık. Hiç itiraz etmedi. Bir süre sonra baktık ki kendi başına yüzüyor. Ayaklarını suyun yüzeyine kaldırıyor. Havuzun içinde yürüyüp duruyor. Onun da çok hoşuna gitti. Havuzlar bir kaç bölmeden oluşuyor. Hepsinin ısı değerleri farklı. En sıcaktan en soğuk olanına kadar çeşit var. Selin bir süre sonra -Baba, burası neresi? dedi, soruya soru ile cevap verdim – Neresi kızım?, – Burası tatil baba!.

Daha Fazlası…

Anne bana defol deme

Geçen hafta sonu şirketin gezisine katılmıştım. 2 gün Abant- Yedi Göller gezisi yaptık. Çok eğlenmiş ve güzel resimler çekmiş olsam da Selin’i çok özlemiştim. Hilmiyeyi aradığımda arkadan Selin’in sesi geliyordu. -Anne kim, kim? Her arayanı merak ediyor. Ağlamasın diye arkadaşım diyor tabi. Benim sesimi duysa ağlamaya başlar. Ama geçenlerde Hilmiye işyerinden evi aramış, Selinle telefonda konuşmuş, fakat hiç ağlamamış. Cumartesi çıkmıştım yola, Pazar akşam saatlerinde geldiğimde Selin uyumuştu. Yanına biraz yattım, onu defalarca öptüm, biraz kımıldadı, yatakta döndü. Taaki Pazartesi akşama kadar konuşamadık. Artık Selinle daha bir başka anlaşıyoruz. Artık istemediği şeyleri yapmıyor. Zaten onu az görüyoruz, bir de üzmek istemiyorum. Kendimle bir karar aldım, artık kızmayacağım. Kızgın olduğum her vakit bana söylediği, yüreğime zıpkın gibi batan sözcükleri aklıma geliyor. “-Baba beni dövme” Zaten dövdüğüm yoktu, ama kızmam onu etkilemiş olmalı. Hilmiye de bazen sinirlenip kızdığı oluyor. Özellikle uyku vakitleri geldiğinde. Arada bir bağırıp -Defol git yataktan! dediği oluyordu. Bu bile aklında yer etmiş olmalı ki, dün akşam annesine şunu dedi: “-Anne bana bir daha defol deme!”

Daha Fazlası…

Uyku Problemi

Uyku problemimiz devam ediyor. Dün yine evde tansiyon yüksekti. Yatağa gidip uyumak bizim için işkence oldu. Cumartesi günü yine gitmek istememişti ama neyse ki salonda halının üzerinde sızıp kaldı. Hemen yatağa kaldırdık. Dün de Hilmiye yatağa gitti ama Selin uyumak istemiyordu. Salonda kalmak istiyordu. Benim elimden tutup götürdü. Hadi resim yapalım deyince kalemlerini çıkardım. Arada bir gözü dış kapıya kayıyor artıkdan -Korktum! diyordu. Nedense dış kapıdan çok korkuyor. Yalnız başına oraya gidemiyor. Neden korktuğunu sordum, kim var orada dedim. Abi cevabını verdi. Hangi abi var diye sorunca da Dede dedi. çok anlamlı gelmedi ama birinin kapıyı açıp gelmesinden korkuyor sanki. Daha Fazlası…

Akvaryum Gezisi

Cumartesi günü çok güzel bir hava vardı. Önce dışarda kahvaltı yaparak başladık. Çekmeköyde bir yere gittik. Ardından ne zamandır görmek istediğimiz Akvaryuma gitmek için yola koyulduk. inanılmaz bir trafik vardı. Daha önce Esenlerdeki Turkuazoo ya gitmiştik. Selin o zamanlar daha çok küçük bir bebekti. Artık herşeyi anlayacak yaşa geldi. Yeni açılmış bu akvaryum İstanbul Belediyesinin kurmuş olduğu bir mekan. Ben Turkuazoo’dan daha çok sevdim. Saatlerce camın önünde durup izleyebilirim. Girişte hemen bir fotograf çekiyorlar ve arka planına efekt yapıp çıkışta fotografı alabiliyorsunuz. Biz 2 tane aldık. Giriş fiyatı kişi başı 29 TL. Ayrıca yemek yemek mekanları da çok güzel. Çok fazla da kalabalık değildi. Yada mekan geniş olduğu için kalabalık çok rahatsız etmedi. Selin de çok beğendi. Camın önüne dayanıp balıkları izledi. Yemekten sonra biraz yorgunluk çöktü. Arabasına bindirdiğimizde uyuya kaldı. Belki de su sesi onu kendinden geçirdi. Yağmur ormanları bölümüne girdiğimizde çoktan uykuya dalmıştı.

Daha Fazlası…

UA-12002855-3