Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Uyku Problemi

Uyku problemimiz devam ediyor. Dün yine evde tansiyon yüksekti. Yatağa gidip uyumak bizim için işkence oldu. Cumartesi günü yine gitmek istememişti ama neyse ki salonda halının üzerinde sızıp kaldı. Hemen yatağa kaldırdık. Dün de Hilmiye yatağa gitti ama Selin uyumak istemiyordu. Salonda kalmak istiyordu. Benim elimden tutup götürdü. Hadi resim yapalım deyince kalemlerini çıkardım. Arada bir gözü dış kapıya kayıyor artıkdan -Korktum! diyordu. Nedense dış kapıdan çok korkuyor. Yalnız başına oraya gidemiyor. Neden korktuğunu sordum, kim var orada dedim. Abi cevabını verdi. Hangi abi var diye sorunca da Dede dedi. çok anlamlı gelmedi ama birinin kapıyı açıp gelmesinden korkuyor sanki. Daha Fazlası…

Akvaryum Gezisi

Cumartesi günü çok güzel bir hava vardı. Önce dışarda kahvaltı yaparak başladık. Çekmeköyde bir yere gittik. Ardından ne zamandır görmek istediğimiz Akvaryuma gitmek için yola koyulduk. inanılmaz bir trafik vardı. Daha önce Esenlerdeki Turkuazoo ya gitmiştik. Selin o zamanlar daha çok küçük bir bebekti. Artık herşeyi anlayacak yaşa geldi. Yeni açılmış bu akvaryum İstanbul Belediyesinin kurmuş olduğu bir mekan. Ben Turkuazoo’dan daha çok sevdim. Saatlerce camın önünde durup izleyebilirim. Girişte hemen bir fotograf çekiyorlar ve arka planına efekt yapıp çıkışta fotografı alabiliyorsunuz. Biz 2 tane aldık. Giriş fiyatı kişi başı 29 TL. Ayrıca yemek yemek mekanları da çok güzel. Çok fazla da kalabalık değildi. Yada mekan geniş olduğu için kalabalık çok rahatsız etmedi. Selin de çok beğendi. Camın önüne dayanıp balıkları izledi. Yemekten sonra biraz yorgunluk çöktü. Arabasına bindirdiğimizde uyuya kaldı. Belki de su sesi onu kendinden geçirdi. Yağmur ormanları bölümüne girdiğimizde çoktan uykuya dalmıştı.

Daha Fazlası…

Çok özledim seni bebeğim

Geçen hafta Cuma günü şirket bizi Kapodakyaya kültür turuna götürdü. Dönüşüm Pazar günü 24:00 den sonraya geldi. Eve geldiğimde küçük bedeni mışıl mışıl uyuyordu. Usulca izleyip yanından ayrıldım. Çok fazla özlemişim onu. Gezi sırasında minik bir çocuk görsem, sohbetler arasında çocuklarımızdan konuşsak hep aklıma geliyordu. Çıkarıp telefonumu çektiğim videoları izliyor, arkadaşlarıma izlettiriyordum. Uzakta kalınca aramızdaki bağın ne denli güçlü olduğunu daha iyi anlıyorum. Pazartesi sabah erkenden kalkıp işe gittim. 4 saatlik bir uyku ile günü zor bitirdim. Akşam olunca Selin’ime kavuştum. Birbirimize sarıldık, sohbetler ettik. Geçen haftalarda Selin biraz rahatsızlanmıştı. Onu o halde görmek çok üzmüştü beni. Bu hafta tamamen iyileşmişti. Eski enerjisine kavuşmuş olacak ki, öğle uykusu uyumadığı gibi akşam da erken yatmak istemedi. Zorla da olsa oyunlar, kandırmacalarla uyuttuk. Daha Fazlası…

Anne yine işe gitti

Dün akşam Selinle çok güzel vakit geçirdik. Artık onunla zıtlaşarak birşey elde edemeyeceğimizi anladık. Örneğin zorla dişini fırçalamak istersem mümkün değil fırçalatmıyor. Ama tatlı dille hadi kızım, hadi aşkım diye diye fırçalamama izin veriyor. Bu karakteri belkide bana benzemiş. Bende bana karşı nasıl davranılırsa karşımdakine o şekilde davranıyorum. Bukalemun gibi ortama ayak uydurmaya benzer.  Bize şarkılar bile söyledi. Bu aralar dinlediği Grup Şurup’un Kuşlar Uçar şarkısını ezberlemiş, öyle tatlı söyledi ki, onu yiye yiye bitiremedik. Uyuma vakti geldiğinde aramıza yattı, yine Xoom Tableti kucağına aldı. Şurup’un şarkısını açtı dinledi, biraz resim çizdi, uykusu gelince de bana verdi ve hemen uyudu. Gece de Hilmiye uyanıp işe gitti. Kızımla başbaşa uyuduk. Bir ara uyanıp kontrol ettiğimde baş aşağı uyuduğunu gördüm. Önce rahatsız etmek istemedim ama boynu tutulur diye düzeltip başını yastığa koydum, suyunu içirdim. Daha Fazlası…

İnatçı Selin

Haftasonu çok kötü geçti. Herkes birbirini çok üzdü. Selin’in inadını kırmak neredeyse imkansız. Cumartesi günü hava güzeldi ve Abbas Dayısına gittik. Pazar günü kötü bir hava vardı. Aslında soğuk değildi ama yağmur yağıyordu. Hilmiye Selin’i dışarı çıkarmak istemedi. Selin evin içinde bunaldı. Öksürük ve balgam şurubun etkisi ile iyice arttı. Hastalığın üzerinden 3 gün geçti iyileşme belirtisi yoktu.  Yemek yemek istemedi, şurubunu da içmemekte ısrar etti. Sabah uyandığında hiç hali yoktu. Gözleri annesinin kucağında kapanıyor hemen uykuya dalıyordu. Önceleri “bu çocuk nükleer enerji ile mi çalışıyor, hiç yerinde durmuyor” derken nazar değdi sanırım. Şimdi onu böyle görmek bizi çok üzdü. Yine eskisi gibi enerjik, deli dolu olsun razıyız.Zorla da olsa biraz kahvaltı yaptırmak istedik ama yapmadı. Ardından geçmiş yazılarına baktım. Tam 1 yıl öncesinde yine aynı şekilde hastalanmış. Ateş yok, burun akıntısı ve boğazda balgam var. Asist ve Peditus şurup vermişiz ve 3-4 günde iyileşmiş. İzlem Hn.ı aradım ve durumu anlattım. O da yine Peditus ve Asist kullanabileceğimizi söyleyince atladım nöbetçi eczane bulmaya. ilaçları aldım ardından alışveriş yapıp eve döndüm. Selin ilaçları içmek istemiyor üstüne başına döküyordu. O kadar halsizdi ki salonun ortasında yerde uyuyakaldı. Yastık koymak istedim çok çok sinirlendi, yüzümü parçalamaya çalıştı, ağladı. Biraz uyuduktan sonra öperek uyandırmak istedim yine çok sinirlendi. Burnundan sümük çekeceğimi sandı ve -“Burun verme!” diye defalarca tekrarlayıp ağladı. uzun ısrarlar  sonrasında ne hilmiye ne ben birşey yemesini ve ilacını içmesini sağlayamadık. Sinirlerimiz iyice gerildi. Hilmiye bana bağırıyor, Ben Selin’e bağırıyorum, kızdığımı belli etmek için poposuna hafiften vuruyorum. Selin bu hallerimize iyice isyan ediyor ve inadına yemiyor içmiyor. Ortam iyice gerilince ben dışarı çıktım, biraz hava almak ve sakinlenşmek için. içimdeki pişmanlık duygusu ağır bastı. Onun tarafından baktım duruma. Kızan bir anne-baba, hastalığın vermiş olduğu halsizlik, burun akıntısı ve boğaz balgamı yüzünden nefes bile zor alma. Tabiki o da gergin olacaktı. Eve girdim hemen, ortam sakinleşmişti. Daha Fazlası…

UA-12002855-3