Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Erikli Tatili

19 Ağustos Cuma günü yıllık izine çıktık. Hilmiye bir tanıdıktan yazlık kiralamıştı. Ogün akşamı Erikliye gitmek için yola çıktık.Yanımıza Şengül ve Yaren’i de aldık. Kalabalık bir tatil yaptık. Selin orayı çok sevdi. Yol üzerinde Abbas amcası ile buluşup arka arkaya gittik. Kaynanam da Abbas’ın aracındaydı. Yalık denize biraz uzak bir mesafedeydi. Cuma gece 1 e doğru vardık. Ertesi gün eve alışveriş yaptık. Güzel bir kahvaltıdan sonra denize gittik. Deniz o gün inanılmaz güzeldi. Su sıcaklığı iyiydi. Dalga da olmadığı için hem temiz hem de berraktı. Sahilde bir mekan bulduk; Joker. Tabana yeşil halıflex sermişler ve armut koltuklar vardı. Ramazan dönemi ve bayram öncesi olduğu için de plajlar kalabalık değildi. Selin Joker’i çok sevdi. Armut koltuklarda oynadı durdu. Arada bir düşmeyi ve dizlerini çürütmeyi de ihmal etmedi. öğleden sonrası rüzgar çıktığında deniz soğumaya başlıyor, dalga yüzünden de bulanıklaşıyordu. 2-3 gün güzel geçti. Ama sonrasında rüzgar artınca Selin de denize girmek istemedi. Daha Fazlası…

Birlikte uyumak

Bu hafta çok uykusuzluk çektim. Özellikle Pazartesi ve Salı günü tam da hafta başı Selin bizi gece uyutmadı. Her zamanki gibi bizimle birlikte geç saatte yattı. Sabah karşı 3 gibi de uyanıp uykusunda ağlamaya başladı. O saatten sonra da tekrar uyumak benim için zor oldu. Sersem bir vaziyette işe gittim. Dün öğlen uykusunu da uymak istememiş. Akşam eve gittiğimde evde kimse yoktu, parka çıkmışlar. Döndüklerinde Selin’in yorulmuş ve uykusuz olduğu anlaşılıyordu. Her zamanki gibi banyodan sonra bebe yağı ile masaj yapmamı istedi. Masajını yapınca biraz daha mayıştı. Saat 21:30 gibi yatağa gittik, biraz oynaştıktan sonra uykuya daldı. Uzun zamandır bu kadar erken uyumamıştı. Anne kız onları başbaşa bırakıp derin bir uyku çekmek için salona taşındım. Bu hafta ilk defa sabah dinç vaziyette kalkabildim. Akşam da kızımı havuza götürmeyi düşünüyorum. Daha Fazlası…

Annesiz geçen gece…

Doğum günü için yazı bu defa anneden geldi. Çok da güzel ifade etmiş duygularımızı. Hafta sonu çok yorucu geçtiği gibi çok da eğlenceli oldu bizim için. Özellikle baba-kız bir çok şey yaptık.

Cumartesi günü Hilmiye’nin iş için İzmir’e gitmesi gerekiyordu. Benim de işyerinde mesaim vardı. Selin uyurken kalkıp evden çıktık. ilkin Hilmiyeyi havaalanına bıraktım. Vaktimiz biraz daha vardı ve kahvaltı yaptık. Onu yolcu edip işe gittim. Öğleye kadar yapmam gereken işleri hallettim. Geçen hafta çok kötü bir hava vardı. SAnki kış ayı gelmiş gibi soğuk ve yağmurla geçti. Geçen yıl Selin’in doğduğu ay olmasından hatırlıyorum, çok sıcak geçmişti. Hatta öyle sıcaklar vardı ki eve klima almıştık. Bu yıl istanbul serin geçiyor. Cumartesi ise hava açmış güneş kendini göstermişti. içimizi ısıtan bir sıcak vardı. 14:00 gibi eve geçtim. Selin’i giydirip parka çıkardım. Parkta arkadaşı Ecem de vardı. Onunla beraber oynamaya başladılar. Selin daha önce hiç bu kadar eğlenmemişti parkta. Ecem’le beraber merdivenleri çıkıyorlar kıvrılarak inen kaydıraktan beraber kayıyorlardı. Belki 10-15 kez çıkıp çıkıp kaydılar. Yorulduklarında merdivenlere beraber oturup dinlendiler. Her defasında merdivenlerin orta noktasında durup el sallarayak “Hoşçakal” demekten eksik kalmadılar. Oyun bitince markete girip birşeyler aldılar, Selin herzamanki gibi Çilekli Nesquick aldı. Daha Fazlası…

iyi ki Doğdun Güzel KIZIM

Yavrum, Kızım, Canımın içi, miniğim , Selin Ecem’im   bugün tam tamına 2 YAŞINDA….. Zamanın çok hızlı geçtiğinin sanki  bir kanıtı gibi…Biz hiçbirşey anlamazken, geriye dönüp baktığımızda aramıza gireli  2 sene olmuş bile…  2 senedir Anneyim  ve hayatımın  yörüngesi kızımla değişti.  Artık endişe duyan, eve her akşam büyük bir özlem ve sevinçle giden, haftasonunu  iple çeken biri oldum ve tarifsiz  mutluluklar yaşıyorum.  İnsanın birini  böyle hesapsız , karşılıksız ,  içten içe  sevmesi hem çok çok güzel hem de bazen korkunç olabiliyor.  Korkunç tarafı ,  yine sürekli onun iyiliğini düşünmemizden ve sürekli ona birşey olur  endişesi taşımamızdan kaynaklı…. Çünkü o benim   en Değerlim, en Kutsal’ım… Allah’ımın bize çok güzel bir hediyesi..   Allah’ıma sürekli şükrediyorum ki, böyle bir evlat bize nasip ettiği ve bizi Anne, Baba mertebesine eriştirdiği için…. Daha Fazlası…

Çebez

Akşamları çayın yanında yediğimiz çerezleri tek tek Selin bize yedirtiyor. Önceden kendisi yiyemiyordu, şimdi kırt kırt yiyor. Gece yine konuşuyordu. – Baba çebez ye!… Sabaha karşı da rüyasında gülme krizi tuttu. Önce uyandı sandım, baktım gözleri kapalı kahkahalar atıyor. Dayanamayıp öptüm.

Akşam eve gidince hep haber parka çıkıyoruz. Önceden benden parka gitmek istediğini söylerdi, artık annesine dadandı. Park ile evin arasında bisikleti ile gidiyor. Bisikletini benim sürmemi bile istemiyor. ille de annesi sürecek.  Bu dönemde parkta çok oynamıyor. Salıncaktan bile hemen sıkılıp iniyor. Parka daha çok çocuk var diye gidiyor sanırım. Onlarla etkileşim kurmaya çalışıyor. Dün de Duru ile oynamaya çalıştı. Duru da 2,5 yaşlarında kıvır kıvır saçları olan fırlama bir kız. Genelde kendisinden büyük kız çocuklarına emir verip duruyor. Salıncakta sallamalarını falan istiyor.

Sevdiği bir şarkıyı duyduğu zaman başlıyor  oynamaya. Biraz oynadıktan sonra da – Yoruldum… diyor oturuyor koltuğuna. Güya dinleniyor, 1 dakika geçmeden kalkıp oynamaya devam ediyor.

Yarın kızım tam 2 yaşına girmiş olacak. Ramazan dolayısı ile doğum günü partisini erken kutladık. Yarın da bir pasta daha keseriz artık.

UA-12002855-3