Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Renkler

Dün akşam kitabını açıp biraz çalıştık. Hafızası gayet yerinde. Kitabı sular seller gibi biliyor. Rakamları da öğrendi ama şimdilik tek haneli rakamlar. Son olarak da temel renkleri öğrendi. Sık sık bu konularda sorular soruyoruz. Bazen sormadan kendisi söylüyor. Dışarı çıktığımızda arabaların plakalarındaki rakamları doğru bir şekilde okuyabiliyor. Renkler biraz daha öğrenilmesi zor gibi sanki. ilk sorduğumda karıştırabiliyor. Maviye Yeşil dediği oluyor. 2nci sormamda doğru cevabı veriyor. Bugün sabah da uykusunda konuşuyordu. Rüyasına girmiş anlaşılan. – Mor, mavi, yeşil… diyordu.

Baba yavaş sür!

Hafta sonu çok güzel geçti. Geçen hafta Selin’in hasta olmasından dolayı da epeyce yorgun düşmüştük. Cumartesi günü bolca uyuduk, alışveriş yaptık. Pazar günü de geç saatte uyandık. Sonra Abbas dayısına gittik. Hep beraber geç de olsa piknik yapmaya karar verdik. Belgrad ormanlarında bildikleri güzel bir yer vardı. Suyu, tuvaleti hatta çocuk parkı bile vardı. Selin burada coştu, hoplayıp zıpladı, çocuk parkında oynadı. Başka çocukları kendine köle yaptı resmen. Selin konuştukça öpüp durdu herkes. Büyümüşte küçülmüş gibi. Artık şarkılar bile mırıldanabiliyor. Daha Fazlası…

Ateş sonunda durdu

Önceki gün ateşler içinde yanan kızım dün iyileşmeye başladı. Butün gün ateşi hiç çıkmadı. Yemesi içmesi normale döndü. Eski canlılığına da sonunda kavuştu. Eski Selin olmuştu dün. Çok mutlu olduk onu bu şekilde görünce. Dün Hilmiye işe gitmedi, evden çalıştı. iyileşmiş olsa da mızmızlığı bitmedi. Akşam eve gittiğimde sitenin girişinde bekliyorlardı. Dün bütün gün annesinden parka götürmesini istemiş. 3-4 defa çıkmışlar parka. Annesinin bütün gün yanında olmasından dolayı şımarmış da olabilir. Tüm akşam onunla oyun oynadık. O ne isterse yaptık. Banyodan sonra ona bir güzel masaj yaptım. Artık banyo sonrası küçük koltuğuna uzanıyor – Baba masaj yap diyor. Bende bir güzel bebe yağı ile masaj yapıyorum, çok hoşuna gidiyor. Bezi kirlendiğinde bana daha rahat değiştirtiyor. -Hadi Selin popo yukarı yapalım! diyorum, hemen yatıyor, poposunu zıplatarak bezi altına yerleştirip bağlıyorum. Herşeyi oyunla yapabiliyorum. Tablet bilgisayarda sürekli kendi resimleri, videolarını izliyor. Robot çelik ve Tom uygulamasını açıp onlara gün içinde yaptıklarını anlatıyor. Artık kendisi de kullanabiliyor. Benim oynadığım bir oyun var; Angry Birth. Kuş fırlatarak birşeyleri yıkmaya çalışılıyor oyunda. Bazen de onu açıyor; – Babanın Kuşu diyor oyuna. Daha Fazlası…

Yüksek Ateş Başladı

Dün sabah erken kalktık. Hilmiye’nin Eskişehirde işleri vardı, bu yüzden onu tren istansyonuna bırakacaktım. Her zamanki gibi sabah gidip Selin’i öptüm. Ama bu defa farklıydı, biraz ateşi olduğunu hissettim. Sıcaklar yüzünden olduğunu düşündük ve evden çıktık. Şengül’e de söyledik, ateşi çıkarsa araması için. Hilmiyenin telefonu öğleye doğru çaldı. Ateşi yükselmiş ve Paronox fitil yapmışlar. Tekrar çıkarsa hastaneye götürecektim. Sonra birden aklıma 1 önceki akşam dondurma yediğini hatıladım. Bademcikleri şişmiş yada boğazı ağrıyor olabilirdi. Kahvaltısını da fitil yapıldıktan sonra yiyebilmişti. Hemen izin alıp eve gittim. Hilmiye de İzlem Hn.dan randevu almış. Ateşi hastaneye giderken tekrar çıkmaya başlamıştı. Minik bedeni çok ısındığı için keyfi yoktu ve yorgun düşmüştü. Hastaneye varmak üzereyken uykuya dalıverdi. Daha Fazlası…

2nci Doğum Günü Kutlaması

Doğum Günü kutlaması için 12 Ağustos’u beklemek istemedik. Bu hafta Ramazan ayı içerisine girdiğimiz için oruçlar başlamadan yapalım istedik. Cuma akşamından E-bebek mağazasına gidip süsleme eşyaları aldık. Balonlar, iyiki doğdun yazıları vs. Cumartesi sabahtan masaim olduğu için işe gittim. Yaren ve Hilmiye evi çok geüzel süslemişler. Ceviz Ağacından da güzel bir pasta yaptırmış. Öğlen işten çıkıp Aynur Teyzesini de alıp eve döndüm. Akşam da davet ettiğimiz arkadaşlarımız geldi. Hepsinin de çocukları vardı, ev curcuna oldu. Selin çok eğlendi. Gündüz Hilmiye ona mum üfleme talimi yaptırmış.  Çok güzel bir kutlama oldu. Akşam misafirler gittikten sonra bizimki dışarı çıkmak istedi. Her zamanki gibi parka gitme krizi tuttu. Önce kırmızı salıncak, sonra mavi salıncak derken sıkıldı. Eve dönerken ayağı takılıp düşünce dizleri biraz çizildi. Ağlaması markte girine kadardı. Çubuk kraker ağrı kesici gibiydi onun için. Pembe elbisesi içinde Pamuk Prenses gibiydi. Daha Fazlası…

UA-12002855-3