Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Özlemek…

Dün Judas Priest & Whitesnake konseri vardı. Arkadaşım Nadir davetiye bulmuş. Selin sabah uyanır uyanmaz bana sarılmaya başladı. Sürekli birşeyler isteyip durdu. Baba gel, baba otur, diyerek yanına çekmeye çalıştı. Baba gel! demesi, ses tonunu öyle masum bir şekilde ayarlaması eritiyor beni. Giyinip Şengül’ü almaya gidecektim, giyinmemden dışarı çıkacağımı anladı. Bacaklarıma yapıştı bırakmadı. Bakkala gidiyorum, Selin’e ekmek, peynir alacam diyerek kandırdık. Arkamdan sesleniyor -Baba bakkala git, ekmek al gel!

Konserden yine erken çıktım eve 23:00 gibi geldim. Daha kapıda anahtar sesini duyar duymaz, – Baba Geldiiiiiii! Daha Fazlası…

Taş Yağmuru

Dün akşam eve gelir gelmez Selin parka çıkmak istedi. Normalde Şengül o saate kadar çoktan çıkartırdı. Ama işi uzadığı için çıkaramamış. Hemen giyinip parka gittik. Kısa bir süre oynadık, kaydıraklardan kaydık. Tam salıncaklara oturacakken havadan taş parçaları gelmeye başladı. Önce yaramaz çocukların birbirleri ile şakalaştığını düşünmüştüm ama bir anda artmaya başladı, parktaki büyükler çocukları kaptığı gibi uzaklaşmaya başladı. Hemen ben de Selin’i kucakladım. O anda başımın kenarından kocaman bir taş parçasının geçtiğini farkettim. Selin’i uzaklaştırdım. Oturduğumuz yerin Sarıgazi olduğunu düşününce bunun yasa dışı bir grup tarafından yapılacağı bile aklıma geldi. Başka ne olabilir di ki. Minicik çocukların üzerine haince taş fırlatmak kimin düşüncesi olabilirdi ki. Daha Fazlası…

Aşkım,canım,bebeğim!

Bu sözleri ben söylemiyorum, bizzat Selin’in kendisi. Geceleri uyumadan önce yatak keyfi yapıyoruz. Aramıza alıp mest olacak kadar sevip, koklaşıyoruz. Önce annesine, sonra bana sırnaşıp başlıyor Aşkıııııım, canııııımmm, bebeğiiiiiimm. Eriyoruz iliklerimize kadar bu söyler karşısında. iyice oynaştıktan sonra Selin oyuna doymamış oluyor. Ama uyku da gerekli. Sırtımızı dönüyoruz kayıtsız kalmaya çalışıyoruz. O da bir süre daha ruhumuzu okşayacak sözler sarfetse de sonunda pes ediyor. Önce poposunu havaya dikip, birşeyler konuşuyor. Sonrada hafiften uykuya dalıyor. Bazen yatağına taşısak da bazende kıyıp kaldıramıyoruz. Aramızda öylece uyuyor. Daha Fazlası…

İnadım İnat Yatmayacağım…

Dün akşam evde yine bir kriz daha vardı.  Uykusu olduğu halde bir türlü uyumak istemedi. Yaren 2 gündür bizde kalıyor. Gece gündüz onunla oynamaya doymuyor. Oyunun yanı sıra Yaren ona yeni şeyler de öğretiyor. Konuşma eğilimi üst seviyelerde. Sürekli birşeyler söyleniyor. Çoğunu artık anlayabiliyoruz. Bazı yanlış söylemlerini de düzeltmeye başladı. Dün her zaman Lambaya “Manni” derken bir anda Lamba diye düzeltti. Dün işten gelince hemen boynuma sarıldı, parka gitmek istediğini söyledi. Üstümü değiştirip hemen Selin’i hazırlamaya başladık. Ayakkabılarını almış eline Şengüle birşeyler söyleniyor. Şengül’e hala kıcaba “Ş” diyor. Daha Fazlası…

Babalar Günü

Bugün babalar günüydü ve ben bu güzel günü 2nci kez yaşadım. Daha önceleri hep babamı ben kutlardım. 2 yıldır babam da beni kutluyor. Garipsiyorum bu durumu bazen. Bugün Selin yataktan gülümseyerek uyandı. Geceleyin Hilmiye 1 gibi işe gitti, 5:30 da döndü. Baba kız biz sabaha kadar deliksiz uyuduk. 5 gibi gözümü açtım saate baktım. ikimizde derin uyumuşuş. Hemen altını değiştirdim ve su içirdim. Zaten yarım saat sonra da Hilmiye geldi. Sabah ta 10:00 e kadar hepimiz uyuduk. Önce Selin’i yatağın içinde bir güzel sevdik. Doyamadığımı bile bile defalarca öptüm öptüm. ikimizin arasında mest oldu, şımardı. Bu anları çok hoşumuza gidiyor. En sevimli halini takınıyor ve karşı konulamaz duygular içine itiveriyor.
Kahvaltı sonrası yola çıktık. Ben onları Aynur Teyzesine bıraktım. Daha sonra arkadaşlarımla buluşup konsere gittim. Sonisphere2011 Festivaline bilet almıştım. Alice Cooper, Slipknot ve Iron Maiden’i canlı izleme olanağı buldum. Konser 11:30 gibi bitecekti ama çok yorulmuştum ve Selin’in de uykusuz olabileceği aklıma gelince biraz erken ayrıldım. Hepberaber evin yolunu tuttuk. Yolda Selin bana yaptıklarını anlatıyor arkasına da alkış istiyordu. Bahar Legoları ile kule yapmış, Selin de bu kuleleri yıkıp durmuş. Bu yüzden Selin’e kızmış, fakat Selin birinin kendisine kızmasını hiç sevmez. Hemen ağlamış. Sonra barışmışlar. Bu durum defalarca sürmüş. Bana bu yaptıklarını anlatıyordu. Onun söyleri ile:
-Bahar kule yaptı. Kule yıktım. Bahar kızdı.
Gelir gelmez hemen yattığı gibi sızdı. Daha Fazlası…

UA-12002855-3