Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Yeni Ayakkabı

Artık ayakkabılarından 1 tanesi ayağına uyuyor. Son aldığımız Chicco’lar ise yazlık açık ayakkabı olduğu için henüz kullanamıyoruz. 22 numara Puma ayakkabısından çok memnun kalmıştık. Cırtlı olduğu için kolay giyiliyor, tabanı tırtıklı olduğu için rahat basıyor ve çok hafif bir ayakkabıydı. Ayağına giydirip kontrol ettiğimde başparmağı artık uca kadar dayanmış. Zaten son zamanlarda sıkıyor olmalıydı ki “çıkar, çıkar” diye söylenip duruyordu. Haftasonu Çekmeköydeki Puma mağazasına tekrar gittik. 23 numara beyaz bir puma denedik. Önünde meşhuz puma logosu var, yan tarafında ise mavi parlak bir şerit. Başparmağını kontrol ettiğmde epeyce boşluk vardı. Eskiden bizim büyüklerimiz 1 numara büyük alırlardı da seneye de giyer derlerdi. 23 yerine 24 alsam palyaço ayakkabısı gibi olacaktı. Küçük ayakkabı nasıl rahatsız ediyorsa büyük de aynı derecede ayağı rahatsız eden birşey. Ben kızıma yapmadım. Giymesi gereken neyse o alınacak. Selin de çok sevdi ve artık çıkarmamızı da istemiyor. Bu ayakakbı ne kadar gidecek bakalım. Daha Fazlası…

Gummy Bear Geldi

Daha önce Gummy Bear hakkında bahsetmiştim. Türkiyede Bilmiş-80 olarak tanınıyor. 118 80 reklamları ile tanıdık bu sevimli yeşil ayıcığı. Aslında jelibon-haribo gibi bir ürün kahramanı. Selin hem bu yaratığı hem de müziğini çok sevdi. Araştırdık hiçbir yerde bunun oyuncağını bulamadık. En sonunda E-bay üzerinden bir satış vardı. 30cm boyunca ve karnına basınca müzik çalan bir oyuncak yapmışlar. Orjinal lisanslı bir ürün. Ürünü İngiltere’den gönderiyorlar. Dayanamayıp satın aldık. Kargosuyla beraber yaklaşık 50TL civarına denk geliyor. Kızıma bir süpriz yapalık dedik ve siparişi geçtik. Ürün 2 gün önce geldi. Gün bitip eve döndüğümde site içinde Selin’i gördüm. Normalde havuza yüzmeye gidecektim, ama vazgeçip ona hediyesini verip yüzündeki ifadeyi görmek istedim. Eve gidip oyuncağı açtım. Önce anlamadı, korkulu gözlerle baktı, dokumanadı hatta yaklaşmakta tereddüt bile etti. Sonra ben karnına bastırıp müziği çalınca ifadesi değişti. Temkinli bir şekilde yaklaştı, eline aldı. Üzerineki etikette resmi vardı. Bir resme baktı, bir oyuncağa. Evet aynıydı. Müziği nasıl çalacağını gösterdik ama gücü yetmediği için eliyle bastıramadı. O da kendince bir çözüm üretti. Yere koyup ayağı ile üzerine basıyor 🙂 Daha Fazlası…

Harika bir haftasonuydu

Bu hafta havalar inanılmaz sıcaktı. Mümkün olduğunca dışarda geçirmeye karar verdik. Cumartesi günü çok verimli geçmedi aslında. Bir değişiklik yapıp Çamlıca’ya çıkamaya kadar verdik. Selin doğmadan önce bir çıkmışlığımız vardı, o zamanlar çok kalabalık değildi. Ama gittiğimize pişman olduk. Önce otoparkta yer bulamadığımız için aşağı tarafa park ettik. Oradan yürüyerek çocuk arabasıyla çıkmak zor oldu. Hedefimize ulaştığımızda ise çok nahoş manzaralarla karşılaştık. Sanki Eminönüne gitmiş gibiydik. Heryerde seyyar satıcılar, buyrun buyrun diye rahatsız ediyorlar. Türban’a karşı değiliz ama aşırı muhafezekarların bulunduğu bir yer haline gelmiş, kara çarşaflı, göbeklerine kadar inen sakallı adamlar, altlarında paçaları hafiften kısa şalvarlar. ufacık çocuklarına da aynı şeyleri giydirip başına bir takke  takmışlar. Sohbetler ise tamamen kıblenin nerede olduğu gibi dini içerik. Kendimi farklı bir yerde hissettim, anormal olan bizlerdik onlara göre. Zaten Selin’de yürüyemedi, yol düz zemin yerine taşlarla döşenmişti. Hemen ayrıldık oradan. Yapmamız gereken bir market alışverişi vardı. Selin Migros içinde coştu. Araba şeklinde alışveriş sepeti koymuşlar. içine bindirip market içinde turladık. Arada bir kendisi de birşeyler görüp sepete atıyor, çaktırmadan boşaltıyoruz. 🙂  Ümraniyede peynirciden de birşeyler aldık. Özellikle yumurta, peynir gibi taze ürünleri var. Mantısı ise mükemmel. Daha Fazlası…

Dolu dolu bir gün

Dün 19 Mayıs Bayramı nedeniyle tatil vardı. Hilmiye daha önce şehir fırsatlarından kahvaltı almıştı. Koşuyolu’nda güzel bir mekandı. Selin orada da hemen kendine arkadaş buldu. Kahvaltı sonrası hemen Optimum alışveriş merkezine gittik. Koçtaş’dan balkon için masa-saldalye, şemsiye falan aldık. Çocuklar için yapılmış chase lounge (Şezlong)  vardı. 3 ayrı çeşiti vardı. Selin’e sorduk hangisi diye, güneş olanı seçti. Farkettik ki Selin kakasını yapmış, ama mağazadan çıkmak da istemedik. Sote bir yerde, bebek arabası içinde değiştirdik.

Bebek odası aramak çok meşakkatli iş. Gelende belli bir katta oluyor. O kata da asansörle çıkmak imkansız, çünkü insanlar çok duyarsız. Çocuk arabası ile beklediğimizi gördükleri halde 1 kişi de siz önden buyrun demiyor, aksine hemen asansöre binmek için acele ediyorlar. Utanmasalar kapı kapanırken de el sallayacaklar. Bence bir görevli koymaları lazım bu işleri organize etmek için. Genç, sağlıklı insanlar yürüsün. Hoş yürüme de yok, merdivenler onlar için yürüyor. Neyse yaram varmış, oraya bastım galiba 🙂 Daha Fazlası…

Konuşulanlara Dikkat

Selin’in dili artık iyiden iyiye çözüldü. Hilmiyeye de birisi söylemiş, çocuklar genelde 2 yaşına gelince bir anda herşeyi konuşmaya başlarmış. Selin de öyle olacak sanırım. Şimdilik 2 kelimeyi birleştirerek söyleyebiliyor. Babacik gel! 🙂 Hafıza inanalmaz gelişiyor. Tıpkı doğumundaki mucizeyi izlediğimiz gibi bunu da hayretle izliyoruz. Akşamları bizi yere oturtuyor. Açıyor kitabını başlıyor içindeki resimlerin ne olduğunu söylemeye. Uçak, Kopter (Helikopter), Manni (Lamba= hala manni demeye devam), kepçe, araba, kazak, kiwi, portakal vs. vs. Bilmediği birşey varsa da şu, şu, şu diyerek eliyle gösteriyor. Ne olduğunu söylememizi istiyor. Dün eve gelince inanılmaz bir sıcak vardı. ilk defa kısa kollu kıyafet giydirip dışarı çıkardım. Parka gittik yine. sonra çimlere oturduk. Çimden önce ürktü, sonra çim, çim, çim diyerek dokundu ve alıştı. Kızama en kısa zamanda yeni resimli kitap alacam. Öğrenmeye devam etsin. Gündüzleri sağolsun Şengül alba ve yaren çalıştırmışlar. Daha Fazlası…

UA-12002855-3