Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Harika bir haftasonuydu

Bu hafta havalar inanılmaz sıcaktı. Mümkün olduğunca dışarda geçirmeye karar verdik. Cumartesi günü çok verimli geçmedi aslında. Bir değişiklik yapıp Çamlıca’ya çıkamaya kadar verdik. Selin doğmadan önce bir çıkmışlığımız vardı, o zamanlar çok kalabalık değildi. Ama gittiğimize pişman olduk. Önce otoparkta yer bulamadığımız için aşağı tarafa park ettik. Oradan yürüyerek çocuk arabasıyla çıkmak zor oldu. Hedefimize ulaştığımızda ise çok nahoş manzaralarla karşılaştık. Sanki Eminönüne gitmiş gibiydik. Heryerde seyyar satıcılar, buyrun buyrun diye rahatsız ediyorlar. Türban’a karşı değiliz ama aşırı muhafezekarların bulunduğu bir yer haline gelmiş, kara çarşaflı, göbeklerine kadar inen sakallı adamlar, altlarında paçaları hafiften kısa şalvarlar. ufacık çocuklarına da aynı şeyleri giydirip başına bir takke  takmışlar. Sohbetler ise tamamen kıblenin nerede olduğu gibi dini içerik. Kendimi farklı bir yerde hissettim, anormal olan bizlerdik onlara göre. Zaten Selin’de yürüyemedi, yol düz zemin yerine taşlarla döşenmişti. Hemen ayrıldık oradan. Yapmamız gereken bir market alışverişi vardı. Selin Migros içinde coştu. Araba şeklinde alışveriş sepeti koymuşlar. içine bindirip market içinde turladık. Arada bir kendisi de birşeyler görüp sepete atıyor, çaktırmadan boşaltıyoruz. 🙂  Ümraniyede peynirciden de birşeyler aldık. Özellikle yumurta, peynir gibi taze ürünleri var. Mantısı ise mükemmel. Daha Fazlası…

Dolu dolu bir gün

Dün 19 Mayıs Bayramı nedeniyle tatil vardı. Hilmiye daha önce şehir fırsatlarından kahvaltı almıştı. Koşuyolu’nda güzel bir mekandı. Selin orada da hemen kendine arkadaş buldu. Kahvaltı sonrası hemen Optimum alışveriş merkezine gittik. Koçtaş’dan balkon için masa-saldalye, şemsiye falan aldık. Çocuklar için yapılmış chase lounge (Şezlong)  vardı. 3 ayrı çeşiti vardı. Selin’e sorduk hangisi diye, güneş olanı seçti. Farkettik ki Selin kakasını yapmış, ama mağazadan çıkmak da istemedik. Sote bir yerde, bebek arabası içinde değiştirdik.

Bebek odası aramak çok meşakkatli iş. Gelende belli bir katta oluyor. O kata da asansörle çıkmak imkansız, çünkü insanlar çok duyarsız. Çocuk arabası ile beklediğimizi gördükleri halde 1 kişi de siz önden buyrun demiyor, aksine hemen asansöre binmek için acele ediyorlar. Utanmasalar kapı kapanırken de el sallayacaklar. Bence bir görevli koymaları lazım bu işleri organize etmek için. Genç, sağlıklı insanlar yürüsün. Hoş yürüme de yok, merdivenler onlar için yürüyor. Neyse yaram varmış, oraya bastım galiba 🙂 Daha Fazlası…

Konuşulanlara Dikkat

Selin’in dili artık iyiden iyiye çözüldü. Hilmiyeye de birisi söylemiş, çocuklar genelde 2 yaşına gelince bir anda herşeyi konuşmaya başlarmış. Selin de öyle olacak sanırım. Şimdilik 2 kelimeyi birleştirerek söyleyebiliyor. Babacik gel! 🙂 Hafıza inanalmaz gelişiyor. Tıpkı doğumundaki mucizeyi izlediğimiz gibi bunu da hayretle izliyoruz. Akşamları bizi yere oturtuyor. Açıyor kitabını başlıyor içindeki resimlerin ne olduğunu söylemeye. Uçak, Kopter (Helikopter), Manni (Lamba= hala manni demeye devam), kepçe, araba, kazak, kiwi, portakal vs. vs. Bilmediği birşey varsa da şu, şu, şu diyerek eliyle gösteriyor. Ne olduğunu söylememizi istiyor. Dün eve gelince inanılmaz bir sıcak vardı. ilk defa kısa kollu kıyafet giydirip dışarı çıkardım. Parka gittik yine. sonra çimlere oturduk. Çimden önce ürktü, sonra çim, çim, çim diyerek dokundu ve alıştı. Kızama en kısa zamanda yeni resimli kitap alacam. Öğrenmeye devam etsin. Gündüzleri sağolsun Şengül alba ve yaren çalıştırmışlar. Daha Fazlası…

Chicco Depo Satış Günleri-2

Daha önce Chicco’nun depo satış günlerinden bahsetmiştim. Hatta epeyce de bu uygulamayı övmüştüm. Geçen hafta Perşembe günü yine telefonuma aynı SMS geldi. Cuma ve Cumartesi günleri depo satış günleri yapılacakmış. Biz tabi sevinçle cuma günü gittik. Hatta erken gidebilmek için işten de erken çıktık. Gittiğimizde uzun bir kuyruk. Saat 18:00 olduğunda içeri girdik. insanların tutumları gerçekten çok çirkin. Kapıya kocaman yazılarla, buradaki satışın son kullanım için olduğu, ticari amaç için olmadığı yazıyor. Ama insanlar rasgele aldıkları poşetlere dolduruyorlar, sonraki gelenler tabi birşey bulamıyor. Çocuğuna 20 numara ayakkabı alacak birisi neredeyse tüm numaraları topluyor. Sonraki gelenler de tabi aradıkları numarayı bulamıyor. Saat 20:00 a doğru aldıkları fazla ürünleri rasgele kutulara bıraktıkları için tekrar bir dolaşıp aramak gerekiyor. Diğer bir abes davranış ise oyuncak bölümünden. Adam kocaman kutuya sarılmış, içide belki 10 oyuncak var. Koli ile almaya çalışıyor. Kimseyi de yanına yaklaştırmıyor. Bu terbiyesizliğe artık dayanamayıp görevli ile konuştuk. Birkaç kişi daha bizimle birlikte oldu. Adam fazla direnemedi. Kendisi neredeyse hiç oyuncak alamadan elindeki tüm koliyi kaybetti. Biz de bir oyuncak telefon kaptık. Asıl aradığımız ayakkabıydı. Evdeki tüm ayakkabılar artık küçük gelmeye başladı. Sadece puma’dan aldığım spor ayakkabı rahat oluyor. Artık 23 numara giyiyior. Pembe renkli yazlık bir ayakkabı buldum. Onu aldık. Ayakkabıların fiyatları yine 25 TL. Daha Fazlası…

Anneler günü ve Selin

Bu haftasonumuz yine çok hareketli ve yorucu geçti.  Cumartesi günü  hava çok güzeldi.  Bu nedenle önce Polonezköy’de çok  şahane bir yere  (Miranda Garden)   kahvaltıya  gittik.  Çok temiz,  bol yeşillikli ve özellikle Selin için  park alanı  çok geniş bir yerdi.  Burda  güneş altında, yeşillikler içinde  çok  güzel  bir kahvaltı yaptık. Selin de o orada, hamak keyfi yaptı, park da oynadı.  Ara ara bizde ona eşlik ettik ve hepimiz çok keyfi aldık.    Ortamın güzelliğinden faydalanıp,  bol bol da foto çektirdik.

Burdan sonra  malum Pazar günü Anneler günü  olduğu için ve bizimde o gün başka bir yerde  programımız  olduğundan  Cumartesi günü annemi  görmeye gittik.  Selin kuzeniyle  oynarken bizde annemin anneler günü  kutlayıp, hediyesini verdik.  Anne olunca tabii,  insan bu günü daha bir duygusal yaşıyor.  Annemi her zaman çok çok sevdim, bu duygu tabiki tarif edilemez ancak artık onu daha iyi anlıyorum.  Canım anneme herşey için tekrar Teşekkür ederim. Onu çok seviyoruz.  Daha Fazlası…

UA-12002855-3