Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Chicco Depo Satış Günleri-2

Daha önce Chicco’nun depo satış günlerinden bahsetmiştim. Hatta epeyce de bu uygulamayı övmüştüm. Geçen hafta Perşembe günü yine telefonuma aynı SMS geldi. Cuma ve Cumartesi günleri depo satış günleri yapılacakmış. Biz tabi sevinçle cuma günü gittik. Hatta erken gidebilmek için işten de erken çıktık. Gittiğimizde uzun bir kuyruk. Saat 18:00 olduğunda içeri girdik. insanların tutumları gerçekten çok çirkin. Kapıya kocaman yazılarla, buradaki satışın son kullanım için olduğu, ticari amaç için olmadığı yazıyor. Ama insanlar rasgele aldıkları poşetlere dolduruyorlar, sonraki gelenler tabi birşey bulamıyor. Çocuğuna 20 numara ayakkabı alacak birisi neredeyse tüm numaraları topluyor. Sonraki gelenler de tabi aradıkları numarayı bulamıyor. Saat 20:00 a doğru aldıkları fazla ürünleri rasgele kutulara bıraktıkları için tekrar bir dolaşıp aramak gerekiyor. Diğer bir abes davranış ise oyuncak bölümünden. Adam kocaman kutuya sarılmış, içide belki 10 oyuncak var. Koli ile almaya çalışıyor. Kimseyi de yanına yaklaştırmıyor. Bu terbiyesizliğe artık dayanamayıp görevli ile konuştuk. Birkaç kişi daha bizimle birlikte oldu. Adam fazla direnemedi. Kendisi neredeyse hiç oyuncak alamadan elindeki tüm koliyi kaybetti. Biz de bir oyuncak telefon kaptık. Asıl aradığımız ayakkabıydı. Evdeki tüm ayakkabılar artık küçük gelmeye başladı. Sadece puma’dan aldığım spor ayakkabı rahat oluyor. Artık 23 numara giyiyior. Pembe renkli yazlık bir ayakkabı buldum. Onu aldık. Ayakkabıların fiyatları yine 25 TL. Daha Fazlası…

Anneler günü ve Selin

Bu haftasonumuz yine çok hareketli ve yorucu geçti.  Cumartesi günü  hava çok güzeldi.  Bu nedenle önce Polonezköy’de çok  şahane bir yere  (Miranda Garden)   kahvaltıya  gittik.  Çok temiz,  bol yeşillikli ve özellikle Selin için  park alanı  çok geniş bir yerdi.  Burda  güneş altında, yeşillikler içinde  çok  güzel  bir kahvaltı yaptık. Selin de o orada, hamak keyfi yaptı, park da oynadı.  Ara ara bizde ona eşlik ettik ve hepimiz çok keyfi aldık.    Ortamın güzelliğinden faydalanıp,  bol bol da foto çektirdik.

Burdan sonra  malum Pazar günü Anneler günü  olduğu için ve bizimde o gün başka bir yerde  programımız  olduğundan  Cumartesi günü annemi  görmeye gittik.  Selin kuzeniyle  oynarken bizde annemin anneler günü  kutlayıp, hediyesini verdik.  Anne olunca tabii,  insan bu günü daha bir duygusal yaşıyor.  Annemi her zaman çok çok sevdim, bu duygu tabiki tarif edilemez ancak artık onu daha iyi anlıyorum.  Canım anneme herşey için tekrar Teşekkür ederim. Onu çok seviyoruz.  Daha Fazlası…

118 Reklamı

118 80 reklamlarında çıkan sevimli bir ayıcık var. Bilmiş80 de deniliyor. Selin bu karaktere bayılıyor. Şarkısını sürekli dinliyor hiç bıkmadan bi da, bi da demekten yorulmuyor. Sonradan öğrendik ki bu karakter yurtdışında Gummy Bear denilen bir karaktermiş. Hatta youtube üzerinde bir klibi bile var. Bu klibi artık kolay erişebilecek her yere kopyaladık. Cep telefonu, laptop heryerde var. Selin’in ne zaman isteyeceği belli olmuyor. Bazen cep telefonum ile oynadığım zaman gelip yapışıyor. karakterin ismini de öğrenmiş, gummy, gummy diye söyleniyor. Çalmaya başlayınca da oynamaya başlıyor. Ençok da karakterin poposunu salladığı ve kovboy şapkası ile zıpladığı yere gülüyor. Daha Fazlası…

Market Alışverleri

Market Alışverişlerimiz genelde çok eğlencelidir. Eltes Güneşindeki Migrosu tercih ediyoruz. Çünkü sebze – meyve reyonlarında taze ürün bulmak çok iyi oluyor. Ayrıca kocaman bir organik ürünler reyonu var. Alışverişlerimizde genelde Hilmiye birşeyler alırken ben de Selin’le ilgileniyorum. Selin sürekli hareket halinde koşuşturup duruyor. Markette dolaşmayı çok seviyor, ilgisini çekecek çok ürün var. Eğer alışverişimiz kısa sürecekse market arabasına oturtuyoruz.

Geçenlerde de Çekmeköydeki başka bir alışveriş merkezine girdik. Hilmiye yine alışverişi yaparken, Selin de kendince birşeyler alıp durdu. Terkedilmiş minik bir market arabası vardı. Tam onun boyunda. Hemen onu aldı, bizi taklit etmeye başladı. Boyu ancak abur cubur reyonlarına yettiği için midir, yoksa ilgisini çektiği için mi bilinmez, arabayı kraker, biskivu, çikolota gibi şeylerle doldurdu. Gitme vakti geldiğinde çok zorlandık. Onun alışverişi daha bitmemişti. Aşağıdaki fotograflar da o karelerden.

 

 

 

 

Haftanın Özeti

Ben 4 tane adım var. 1. Babaci 2. Memet 3. Memedim 4.Babacık.  🙂 bazen bana sesleniyor, cevap alamazsa diğerine geçiyor. Efendim diyene kadar bu böyle devam ediyor. 2 Yaş bunalımı galiba bitti gitti. Geçen hafta hava çok serindi, o yüzden akşamları onu parka çıkaramadım. Artık akşamları eve geldiğim an hemen sarılıyor, sırayla park, montu, şapka kelimelerini söylüyor. Yani şapkamı ve montumu giydir de parka gidelim. Ama 2 kez ancak çıkarabilmişimdir. O da hafif güneş olduğu anlar. Bu hafta sanırım daha güzel geçecek. Her akşam çıkarabilirim sanırım. Parkta genelde çok fazla çocuk olmuyor. Gündüz geliyorlar sanırım. Akşamları gittiğimizde 2-3 tane çocuk var. Onlar da fazla kalmıyorlar. Selin sallanan birisini görürse direk salıncağa binmek istiyor. Bazen de kaydıraktan kaymayı tercih ediyor. Kaydırağa çıkmak için merdivenleri kendi başına çıkabiliyor. Tabi kendi başına kaymasına henüz izin vermiyorum. Aşağıda durup yakalıyorum.

Akşamları artık dişlerini fırçalışıyor. Genelde beni gördüğü için hemen fırça diyor. Başlarda fırçayı pıçı şeklinde söylüyordu. Biz fırça diye diye artık doğru söyler oldu. Hatta macun da sürmemi istiyor. Onun macunu özel, Nenedent adındaki Florur içermeyen, yutulabilir bir macunu var. Önce ben biraz fırçalıyorum, sonra ona bırakıyorum, kendisi devam ediyor. Daha Fazlası…

UA-12002855-3