Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

uykusuz bir gece daha

Dün akşam inanılmaz kötü bir geceydi. İnsan sabrını zorlayan, dayanılması zor anlardan biriydi. Saat sabahın 3’ü. Bir ağlama sesi evin içinde yankılanıyor. Bir süre sonra susar dediğimiz boncuk, bir türlü susmadığı gibi ses şiddeti giderek artıp tüm apartmanı kapladı. Yani apartmanda kapasama alanı bu kadar geniş bir çocuk daha yok. 1 saate yakın annesinin kucağında “anne” diyerekten ağladı. Ben kucağıma almak istediğimde daha bir arttırıyor ve gelmek istemiyor. Pençelerini annesinin etlerine geçirip sıkı sıkı yapışıyordu. Yatak odasından ayrılmanın vakti gelmişti. Zaten uyku diye bir şey kalmadı. O çığlık sesi baygın adamda bile uyku bırakmaz. Salonda bir süre televizyonu açtık. Müzik kanalına bakarak sustu ama uykusu hala gelmiş değildi. Hilmiye bir süre koltukta sızdı, artık onun da sabrı taşmıştı. Kalkıp yatak odasına gidince tekrar ağlamaya başladı. Daha Fazlası…

Korktum

Bir kaç haftadır yeni bir huyu daha ortaya çıktı. Bazen yalnız kaldığında yada karanlıkta olduğunda bunu yapıyor. Ani bir hareketle kucağımıza gelmek istiyor. Kıvrak bir hamle ile kendini kucağımızda buluyor. Ne oldu Selin, dediğimizde de cevap=koktum (yani korktum) oluyor. Aslında korktuğu bir durum yok. Sadece yalnız kalmayı hiç sevmiyor. Bazen onu test etmek için usulca odadan çıkıyorum. Hilmiye zaten o anda mutfakta oluyor. Salonda bir anda yalnız olduğunu farkedince bizi aramaya başlıyor. Ayak seslerinden yaklaştığını anlıyorum. Sonra karşılaşınca Ceeeeeee…. Daha Fazlası…

Santralistanbul

Pazar günü Santralistanbul’a gittik, ama bu konuya daha sonra geleceğim. Geçen hafta sonu nefis bir hava vardı. 2 gün yağan kardan sonra hava ısındı, güneş açtı, bahar havası geldi. Cumartesi günü Selin’i hastaneye götürdür. Bir kaç gecedir öksürük krizine giriyor. Gündüz saatlerinde hiç öksürük olmuyor ama gece olduğu zaman başlıyor öksürmeye. Kuru öksürük olduğu için kolay kolay da geçmiyor.  Artık hiç süt de içmiyor. Belki yararı olur, boğazını yumuşatır diye içine bal da koyuyoruz ama nafile. Cumartesi günü hastane randevu saatleri çok yoğundu. Normalde saat 17:00 gibi verdiler ama biz sabah saatlerinde gittik. Gelmeyen olursa aradan gireriz dedik. Bekleme salonunda kocaman bir çocuk parkı yapmışlar. Selin orada biraz oynadı. Diğer çocuklarla konuşur gibi yaptı. Sonra izlem hn bir güzel muayene etti. Ciğerleri temiz, boğazında da birşey görünmüyor. Alerjik bir durum olabilirmiş. Zaten gelen çocukların büyük bir kısmı aynı sebepten oradaydı. Zaditen şurup verdi. 2 gecedir kullanıyoruz öksürüğünü gerçekten kesti. Alerjiye sebep olan şey kaz tüyü yastık olabilir düşüncesiyle onu da kaldırdık. Bugün vermeyeceğiz ilacı, bakalım yine öksürük olacak mı? Daha Fazlası…

Ağzı kanadı

Bittiğim Anlar grubunda epeydir yazı yazmamıştım. Allah da yazdırmasın. Bugün akşam eve yorgun geldim. Biraz yatak odasında kestirdim. Sonra çay içmek için salona geldim. Ama öylesine halsizdim ki kolumu kaldıracak canım yoktu. Servis aracında ısıtıcılar çalışmadığı için hasta oluyorum sandım. 2 gündür donarak işe gidip geliyoruz. Neyse bir hamle yapıp kendime geldim. Herşeye rağmen kalkmalı ve Selin’le oynayarak vakit geçirmeliydim. Yatmak beni biraz daha miskinleştiriyor. Biraz oynaştık, gülüştük baba-kız. Bir ara yoruldum ve koltuğa uzandım. Selin de arkama geçmiş saçımla oynuyordu. Ellerimi uzatım yakalamaya çalıştım fakat kaçtı. Yanıma yaklaştı yine yakalar gibi yaptım yine kaçtı. Bu şekilde biraz yakalamaca oyunu oynadık. Bir ara sıkıldı bıraktı oynamayı. Sonra birden boş anımda koşarak yaklaştı, koltuğun kenarına başını koymak istedi. Koştuğu için biraz sert çarptı. Meğerse koltuğun yan kenarlarında metal bir profil varmış. Üzerinde döşeme olduğu için görünmüyor. O bölüme ağzını bir anda çarptı. Onun acısıyla dengesini kaybetti ve geriye sırtüstü düşerek yere kafasını çarptı. Daha Fazlası…

Çok zor uyuttuk

Dün günlerden Ctesi’ydi. Önce Modoko’dan koltuk siparişi vermeye gittik. Sonrasında E-bebek mağazasına uğradık. Selin’e ne zamandır bisiklet almayı istiyorduk. Bu aralar binmeyi çok seviyor. E-bebek içinde almak istediğimiz bisikletle biraz gezdirdim, hoşuna gitti. O bisikleti almaya karar verdik. Arkadaşımızdan geçici aldığımız bisiklet darmadağın oldu. Arka tarafındaki itme kolu kırıldı. Bir de geniş olduğu için kendisini ayağa kalkıp atabiliyor. Yeni aldığımız bisiklet biraz dar olduğu için kendini atma riski biraz daha düşük. Ayrıca emniyet kemeri de var. Akşam eve gelince oturdum parçaları birleştirmeye başladım. Takım çantamı da yanıma aldım. Selin durur mu? Güya bana yardım edecek. Tornavidayı alıp bana veriyor. Parçaları poşetten çıkarıp elime tutuşturuyor. Selin’e rağmen monte ettim. Biraz bindirdim evin içinde gezinti yaptık. Ama bizimki sanki yeni aldığımız bisiklete sevinmemiş gibi eskisine binmek istedi. 🙂  Yeni bisikletine de alışır yakında. Daha Fazlası…

UA-12002855-3