Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Baba-Kız Başbaşa

Dün sabaha karşı 02:00 da Hilmiye’nin gece çalışması vardı. Kısa sürecekti aslında ama bir takım problemler çıktığı için 04:30 gibi eve gelebildi. Şengül’ün de işi çıktığı için, aslında söylemeyi unuttuğumuz için gelemedi. Biz kaldık mı baba-kız başbaşa. Annemiz endişeli bir şekilde evden çıktı ama düşündüğü gibi bir sorun çıkmadı. Selin zaten uykusuz olduğu için 21:00 gibi uyumuştu. 24:00 gibi bende yanına uzandım, uyumuş kalmışım. Hilmiye 02:00 gibi evden çıkmış. Selin genelde en az 1 kez uyanıyor. Ya susadığı için yada rüyasında korktuğu için kalkıyor. Hilmiye gittikten sonra 1 kez uyandı, rüya görmüştü, kim bilir neler neler geçiyordu rüyasında. Yavaşça sarıldım ve fısıltılı bir sesle, “Geçti babacım, sadece rüya gördün, geçti” dedim. Emiziğini verdim, o da minik ellerini yüzüme koydu tekrar uykusuna daldı. Aradan çok vakit geçmeden yine ağladı. Bu defa kaldırdım biraz su içirdim. Gözlerini açıp bana baktı ve gülümsedi. “Baba” dedi ve tekrar yattı. Hilmiye 04:30 gibi geldiğinde görevi ona devrettim. Daha Fazlası…

Uykusu kaçınca…

Dün akşam Selin’i biraz erken yatırdık. Planımız; Selin 21:30 gibi uyuyacak ve biz de başbaşa bir film izleyeceğiz. Uyuma kısmı başarılıydı. Ama burnu tıkandığı için hırıltılı sesler geliyordu. Hilmiye burnuna Tonimer sıkmak istediğini söyleyince, uyanırsa tekrar uyurmu diye sordum. Uyur herhalde dedi ve yaptı. Selin burnuna ilaç sıkılınca başladı ağlamaya. Ama hiç susmadı. Çareyi salona gelmekte buldular. Sadece 20dk kadar uyumuştu. 20dk içinde epeyce enerji toplamış olsa gerek 24:00 a kadar bizimle beraber uyanık kaldı. Sürekli ayakta, sürekli birşeylerle ilgilendi. Kendi kendine bir uğraş bulup oynadı. Genelde koltuk üzerine ne bulduysa o yere atıyor biz geri koyuyoruz. Hiç bitmeyen bir uğraşı içinde. Daha Fazlası…

Öksürük başladı

Havalar iyice soğumaya başladı. Kış hastalıkları ile beraber geliyor. Bir kaç gün öncesinde hafif burun akıntıları oluyordu. Bugün durum biraz daha ilerledi. Koyu bir balgam ve öksürük de başladı. Öksürürken ağzına gelen balgamı da tam atamadığı için kusma noktasına kadar geliyor. Durum ilerleyince bugün hemen Dr. İzlem Hn.ı aradık. Durumu ve yaşadıklarımızı anlatınca Agumentin antibiyotik kullanmamızı istedi. Aynı zamanda Asist ve Ventolin şuruplarını da 2 kez verebileceğimizi söyledi. Bugün Cumartesi olduğu için randevuları çok yoğun doktorların. Gelmemize gerek olmayınca gidip hemen ilaçları aldım. Agumentin evde zaten vardı, açılmamış kutuyu tatile çıkarken yanımızda hazır bulunsun diye almıştım. Ventolin de evde vardı ama bozulmuş olabileceğini düşündük ve yenisini aldık. Gittiğim eczanede kızımın tek kullandığı Nuby marka emizik de vardı. Onu da aldım. Bu emiziği eczanelerde bulmak çok zor. Biraz pahalı olduğu için sanırım kimse almak istemiyor ama ne yaparsın Selin de başka emzik kullanmıyor. Daha Fazlası…

Oda oda dolaşıyor

Bugün akşam eve geldiğimde Selin beni görünce yürüyerek yanıma geldi. Hem de hiçbir yere tutunmadan. Yürümek… Aslında ne kadar basit görünüyor değil mi. Ama öyle değilmiş. Aylardır alıştırma yapıyor, düşüyor, kafasını vuruyor, korkuyor vs vs. Yani epeyce bir aşamadan geçtikten sonra ayakları üzerinde durabiliyor. Bu yüzdendir ki bir anda onu karşımızda yürürken görmek bizi sevindiriyor ve heyecanlandırıyor. Bugün özellikle kendine daha bir güveni olduğunu gördüm. Gayet kendinden emin ve kararlı bir şekildeydi. Öncesinde heyecanlanır ve 2 elini de havaya kaldırır, tıpkı karda ilk defa kayan birisi gibi davranırdı. Artık o dönem bitmiş görünüyor. Belki de o günleri mumla arayacağımız günler gelmiştir. Zira artık peşinden gitmek gerekecek. Bir ara salondan ayrıldı. Merak edip arkasından gittiğimde bazen banyoya girmiş, çamaşır makinasının kapağını açmaya çalışıyor, bazen de mutfakta damacana pompasına basıyordu. Biraz daha sabırlı ve dikkat kesilmenin vakti gelmiştir. Daha Fazlası…

Dolphinarium ve Miniatürk

2 Ekim Cumartesi günü şirketimin düzenlemiş olduğu bir etkinlikti. İsteyen çocuğu ile gelip önce Dolphinarium’da yunus gösterilerini izleyip, ardından Miniaturkü gelebilirdi. Sonrasında da Miniaturk içerisindeki Beltaş’da akşam yemeği verilecekti.

Zor da olsa Dolphinarium’u bulduk. Haliç – Sütlüce kıyısına kurulmuş kocaman görünen bir bina. Ama içerisi o kadar da kocaman değilmiş. Küçücük bir havuz ve oturma yerlerinden başka birşey yok. İlk önce Sera adında bir Mors (Deniz aygırı) hayvanı ile gösteriler yapıldı. Sonrasında da 2 tane yunus muhteşem bir gösteri yaptı. Tabi biz hayran hayran bakarken sahnede yaşananlar Selin’in çok ilgisini çekmedi. O etrafındaki çocuklara sataşarak vakit geçirmeyi tercih etti. Sürekli yanındaki, önündeki kişilere dokunup çekiştirmeye çalıştı. Daha Fazlası…

UA-12002855-3