Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Diş gıcırtdatma

Bir önceki yazımda kendi kafasına vurmasından bahsetmiştim. Bu sorunun kaynağını bulduk galiba. İlgi. Evet gerçekten biraz daha ilgi gösterince bu hareketi yapmaktan vazgeçti. Geçen hafta biraz daha sabır göstermek için kendimi telkin ettim. Ne yaparsa yapsın kızmak yok. Olabildiğince onunla vakit geçirip oyunlar oynayıp kendisini sevdiğimi hissetmesi için elimden geleni yaptım. Akşamları gider gitmez ilk işim kucağıma alıp sevmek oldu. TV izleme işini Selin uykudayken yaptım. TV açık olduğunda ve ilgimi çeken bir şey olduğunda izlediğimi hiç belli etmedim. Galiba göz teması çok önemli. Mümkün olduğunca göz teması kurup, onun boyuna inmek için yerlerde oturdum, emekledim, hatta saklanıp beni bulması için oyunlar oynadım. Özellikle koltuk arkasına geçip duvara yaklaştığında, yani kafasını vurmak isteyeceğini hissettiğim anda seslenip çağırdım, yada “Selin Ecem Nerede?” dediğim anda olayı saklanbaç oyununa çevirdim. Gerçekten işe yaradı. Bu durum biraz fazla şımarmasına neden olsa da kafa vurmasından iyidir. Bazen öyle çok şımarıyor ki koşmaya çalışıyor, koşarken de ayakları dolanıp düşüyor. Daha Fazlası…

Kendi kafasına vuruyor

Dün akşam sinir harbiyle geçti. Uykusundan uyandıktan sonra biraz mızmızlık yaptı. Bir süre sonra normale dönünce başladı oynamaya. Artık biraz daha rahat ve kendine güvenerek yürüyor. Hatta eline kocaman telefon şeklindeki oyuncağı alıp öyle yürüyor. Bisiklete binmeyi yeni öğrenmiş birinin daha kendini götüremezken arkasına başkasını da alması gibi birşey. Bir süre Selinle vakit geçirdikten sonra gözümüz TV’ye kaydı. Aslında akşam olduğu zaman TV’yi kapatmayı çok istiyorum. Ama bunu şimdiye kadar pek yapamadık. Biz TV izlerden Selin önce kendi kafafını yumruklamaya başladı. Sinir oluyorum bu hareketine. Önce nazikçe yapma dememe rağmen yapmaya devam etti. Sonra koltuğun arkasına geçip kafasını duvara vurmaya başladı. Benim şalterler işte o an attı. Bağırarak yapmamasını söyledim. Sonra pişmanlık duyarak söylüyorum; “Bu kız aptal galiba” gibi bir söz çıktı ağzımdan. Ama görünen manzara o şekildeydi. Bazen onun daha küçük bir çocuk olduğunu unutuyorum sanırım. Olaya anne müdehale etti. Sen nasıl aptal dersin, deyince aramızda da tartışma çıktı. Evde bir fırtına kopmuştu, bundan kurtulmanın en iyi yolu kaçmaktı. Nitekim öyle yaptım ve saatin daha 22:00 olmasına rağmen uyumaya gittim. Daha Fazlası…

Yürüme çalışmaları

Dün eve giderken kendimi Selin’in mızmızlıklarına hazırlayarak gitmiştim. Ama ilginçtir hiç düşündüğüm gibi olmadı. Selin çoook mutluydu ve eskisi gibi evin içinde cıvıltı sesleri yükseliyordu. Kapıdan girip çantamı bıraktım, sonra kapıdan salona baktım, aman allahım; “bir kedi gördüm sanki” oldum. Selin yürüyerek bir koltuktan diğerine yürüyerek geçiyordu. Gözlerime inanamadım. Aslında kısa mesafeleri daha önceden yürüyerek geçiyordu. Ama sonra birkaç düşmeden ve Yaren’in zorlamaları yüzünden korkusu ağır basmış ve bırakmıştı. Uzunca bir süre pek aldırış etmedik. Yürümesi için zorlayıp korkusunun geçmesini bekledik. Daha Fazlası…

Selinle dışarı çıkmak mı?

2 gündür çok sinirliyim. Selin büyüdü de bizimle kavga etmeye bile başladı. Daha 13 aylık olmasına rağmen bize kök söktürüyor. Dün Abbas Dayısına gittik. Gideken arabada uyumadı zilli. Orada da mızmızlık ettik. Yolda sürekli zırladı durdu. Muhtemel diş problemi gibi geliyor sıkıntısı. Azı dişleri diş etlerini parçalayarak çıkıyor. Şimdiden 10 a yakın dişi oldu. Yolda giderken Calpol şurup aldık ve içirdik. Etkisi 3-4 saat sürdü ancak. Ama en azından 1-2 saat rahat uyumasını sağladı. Akşam olunca da Aynur Teyzesine gittik. Orada da rahat durmadı. Sürekli bir mızmızlık hali. Zaten evden çıkınca çılgın bir trafiğin içine girmiştik. Aynur Teyzesine de giderken trafik vardı. Çatlayan baş ağrıma bir de Selin’in zırıltısı eklenince dayanılmaz oldu. Aynur bir ağrı kesici verdi de öyle dayandım.Eve gelmemiz 23:30’u buldu. Gelir gelmez Selin’i yatırdık ve ben rahat bir film izledim. Centurion adında yeni bir film. Daha Fazlası…

Tatil Bitti

2 haftalık tatil bitti. 2 gün önce Selin 13ncü ayını da doldurmuş oldu. Dün iş başı yaptık ama aklımız evde kaldı. Selin bize tatil boyunca çok alıştı. Sabahtan akşama kadar beraberken bir anda yanında ikimizi de bulamayacaktı. Nasıl bir davranış gösterecekti, merak ediyorduk. Akşam eve gittiğimizde endişelerimizin yersiz olduğunu anladık. Aslında bakıcımız Şengül Pazar günü bize geldi. Referandum için oy kullanmaya gidecektik. Ayrıca Hilmiyenin kuaför işleri vardı. Pazar günü sabah kalktık, oynadık, öğleye doğru uykusu geldi. Baba-kız odaya geçtik ve birbirimize sarıldık. Bir süre sonra Selin uyku moduna girmişti ki kapı çalındı, Şengül ve kızı Yaren geldi. Selin seslerini duyar duymaz uyandı. Hemen tanıdı ve gözleri cin gibi oldu. O saatten sonra uyku da yalan oldu. Şengülle oynarken biz hemen kaçtık evden. Daha Fazlası…

UA-12002855-3