Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

ilk bisiklet deneyimi

Bu aralar Selin’e ebeveyn kontrollü bisiklet almayı düşünüyorduk. Kuzeni Bahar’ınkine oturduğu zaman çok sevmişti. Düş akşam site içinde biraz dolaşıp, parkta salıncağa bindirdik. Eve dönerken de arkadaşımız Engin’lere uğradık. Onların bodrumunda kullanmadıkları bir bisiklet olduğunu söyleyince hemen bakmaya indik. Çok iyi durumdaydı, biraz kirlenmiş o kadar. Daha Fazlası…

11. Ay Bitti

Bugün boncuk 11inci ayını tamamladı. Bebeklikten çıkmasına ve çocuk statüsüne girmesine 1 ay kaldı. Gelişimi inanılmaz bir şekilde artıyor.Artık hiç oturmak istemiyor. Sürekli ayakta kalmak yada yürüteci ile odalar arasında dolaşmak istiyor. Dil gelişimi de çok ilerledi. Baba, mama gibi kelimelerden sonra Anne, Yaren gibi şeylerde söylemeye başladı. Huysuz olmadığı zamanlarda beraber oynamak çok zevkli oluyor. Dün nedense çok fazla mutlu değildi. Normalde hafta sonları gün boyu kendisi ile beraber olduğumuz yüzünden şımarma moduna girerdi. Dün Hilmiyenin iş yerindeki problemler yüzünden çok fazla bilgisayar başınada zaman geçirdi. Dolayısı ile aradığı ilgili bulamadı. Belki de bu yüzden halinden memnun değildi. Sıkıntısını dışarda gezdirerek gidermeye çalışsam da eve dönünce yine eski haline döndü. Kucağıma gelmek istiyor, gelince de inmek istiyor, sürekli ağlama  durumu içinde geçirdi. Akşam banyosunu yapıp yatağa yatıncaya kadar bu durum sürdü. Daha Fazlası…

Arçelik Bebeğim

Bugün Selin’e yemek hazırlarken farkettim. Selin için aldığımız en isabetli ürün Arçelik Bebeğim olmuş. Katı gıdalar geçtiğimizden beri hemen hemen hergün bu cihazı kullanıyoruz. Kullanımı çok çok pratik ve çok sağlıklı yemek pişirilebiliyor. Bu cihazı birazcık anlatmak ve nasıl hazırladığımızdan bahsetmek istiyorum. Sanırım aynı ürün Beko olarak da çıkartılıyor. Bu Selin katı gıdalara geçeceği zaman 4 aylık iken almıştık. Aslında biz 4 aylık iken geçmeyi planlarken doktorumuz Keyhan Hn bize 6 ay beklememizi söylemişti. Biz de uyarısını dinlemiştik. Daha Fazlası…

Güvenlik önlemleri

Bu hafta normalde tatilde olmamız hatta yarın İstanbul’a dönüyor olmamız gerekiyordu. Ama Selin’in rahatsızlanması bütün planlarımızı değiştirmişti. Her işte bir hayır vardır derler. Bu hafta havalar kötü geçti. Hava birden soğudu ve 3 gündür de yağmur yağıyor. Bu yıl genelde hep böyle geçti. Kış ağır, yaz ise yağmurlu. Şimdi Antalyada olsaydık denize girmek yerine pencereden yağan yağmuru izleyip “Yağmur yağıyor, arap kızı camdan bakıyor” oynayacaktık.

Bugün de yağmurlu bir günde uyandık. Yapacak çok birşey yoktu. Selin bu aralar koltuklara tutunarak yürümeye çalışıyor. Bazen ellerini bırakıyor, daha doğrusu oyuna dalıp unutuyor. Yakında bir bakmışsın ki dengesini kurup yürüyor olacak. Bugün mutfak çekmecesini açıp içini boşalttı. Elini kıstırmasından korkuyoruz. Biz yanında iken görüyoruz ama ya tek başına gidip yaparsa… Hal böyle iken evde çok fazla tehlikeli eşyanın olduğunu fark ettik. Özellikle köşe yoktalara bir çözüm bulmalıydık. Karar verildi ve Kartal Koçtaş’a doğru yola çıktık. Evde çocuk güvenliği ile ilgili bir bölüm bulunuyor. Aradığımız bir çok şeyi orada bulduk. Kapı için bir stoper, köşeler için yumuşatıcı malzemeler, çekmeceler için kilit, prizler için tıkaç gibi pek çok şey aldık. Daha Fazlası…

İyiki Doğdun Hilmiye

Bugün eşimin doğum günü. Ona hayatıma girdiği için ne kadar teşekkür etsem, minneterlık duysam az gelir. Aslında biz birbirimizi tamamlayan iki ayrı karakterleriz. Ben ne kadar karamsar olsam O, okadar iyimser. Ben ke kadar sinirli olsam O, okadar sakin. Hikayemiz aslında 2001 yılında başladı. O zamanlar aynı firmada çalışan 2 iyi arkadaştık. O zamanlar hayrandım onun çevresine mutluluk dağıtmasına. Genelde hep güleryüzlü şimdiki gibi çok konuşkan bir şeydi. Kader bizim bu durumumuza 2 yıl seyirci kalabildi ve daha fazla dayanamayıp bizi 28 Eylül 2003 de biraraya gelirmeye karar verdi. O zamanlar çok fazla gezerdik. Arabamız da yoktu. Saatlerce zamanın farkında olmadan yürürdük. Eyüpten – Gaziosmanpaşaya dik yokuşu hiç farkında olmadan çıkardık. Kanlıcadan Beykoza oradan Hidiv Kasrı’nın dik yokuşu bizi yoramazdı. Daha Fazlası…

UA-12002855-3