Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

Güvenlik önlemleri

Bu hafta normalde tatilde olmamız hatta yarın İstanbul’a dönüyor olmamız gerekiyordu. Ama Selin’in rahatsızlanması bütün planlarımızı değiştirmişti. Her işte bir hayır vardır derler. Bu hafta havalar kötü geçti. Hava birden soğudu ve 3 gündür de yağmur yağıyor. Bu yıl genelde hep böyle geçti. Kış ağır, yaz ise yağmurlu. Şimdi Antalyada olsaydık denize girmek yerine pencereden yağan yağmuru izleyip “Yağmur yağıyor, arap kızı camdan bakıyor” oynayacaktık.

Bugün de yağmurlu bir günde uyandık. Yapacak çok birşey yoktu. Selin bu aralar koltuklara tutunarak yürümeye çalışıyor. Bazen ellerini bırakıyor, daha doğrusu oyuna dalıp unutuyor. Yakında bir bakmışsın ki dengesini kurup yürüyor olacak. Bugün mutfak çekmecesini açıp içini boşalttı. Elini kıstırmasından korkuyoruz. Biz yanında iken görüyoruz ama ya tek başına gidip yaparsa… Hal böyle iken evde çok fazla tehlikeli eşyanın olduğunu fark ettik. Özellikle köşe yoktalara bir çözüm bulmalıydık. Karar verildi ve Kartal Koçtaş’a doğru yola çıktık. Evde çocuk güvenliği ile ilgili bir bölüm bulunuyor. Aradığımız bir çok şeyi orada bulduk. Kapı için bir stoper, köşeler için yumuşatıcı malzemeler, çekmeceler için kilit, prizler için tıkaç gibi pek çok şey aldık. Daha Fazlası…

İyiki Doğdun Hilmiye

Bugün eşimin doğum günü. Ona hayatıma girdiği için ne kadar teşekkür etsem, minneterlık duysam az gelir. Aslında biz birbirimizi tamamlayan iki ayrı karakterleriz. Ben ne kadar karamsar olsam O, okadar iyimser. Ben ke kadar sinirli olsam O, okadar sakin. Hikayemiz aslında 2001 yılında başladı. O zamanlar aynı firmada çalışan 2 iyi arkadaştık. O zamanlar hayrandım onun çevresine mutluluk dağıtmasına. Genelde hep güleryüzlü şimdiki gibi çok konuşkan bir şeydi. Kader bizim bu durumumuza 2 yıl seyirci kalabildi ve daha fazla dayanamayıp bizi 28 Eylül 2003 de biraraya gelirmeye karar verdi. O zamanlar çok fazla gezerdik. Arabamız da yoktu. Saatlerce zamanın farkında olmadan yürürdük. Eyüpten – Gaziosmanpaşaya dik yokuşu hiç farkında olmadan çıkardık. Kanlıcadan Beykoza oradan Hidiv Kasrı’nın dik yokuşu bizi yoramazdı. Daha Fazlası…

Yeni kamera

Yeni kamerama sonunda kavuştum. Canon mu Nikon mu dersen sonunda Canon 500D almış olduk. Ne zamandır almayı düşünüp de  paraya kıyamayıp vazgeçiyordum. Hilmiye’nin de teşviki ile tabiki. O gaz vermese benim alacağım da yoktu. ilk resimleri Selin için çektim. Daha Fazlası…

İyileşme Belirtileri Başladı

Dün harika bir gündü. Bütün gün ateşi normal seviyelerdeydi. Ayrıca keyfine de diyecek yoktu. Bir kaç defa telefonla konuştuk, bıdı bıdı sesleri geliyordu. Akşam üzeri yine site içinde gezintiye çıktık. Bu aralar çocuk parkına gitsek de birşeye bindirmiyoruz. Oradaki herşeye dokunup sonra ellerini ağzına götürüyor. Sadece banklara oturduk ve yoğurdunu yedirdik. Akşam giderken ilgisini çekecek oyuncak da aldım. Gerçekten o iyileşiyor ya ben de çok mutlu oluyorum. Daha Fazlası…

Bittiğimiz An-2

Öğlen hastaneye tekrar gittik. İzlem Hn. tekrar muayene etti. Verdiği antibiyotik iğne idrar yollarına da etki etse de yine de tahlil istedi. Bağladığımız poşete bir türlü çişini yapamadığı için İzlem Hn sonda ile almak zorunda kaldı. Yatağa yatırmaz ağlamaya başladı. Ben dayanamayıp çıktım odadan. Canını yakacak şeyler değil aslında ama yine de tedirgin oluyor. Sağ gözündeki kızarıklık için de damla verdi. Hemen gidip aldım ve gözüne damlattım. Daha Fazlası…

UA-12002855-3