Selin

Filtrele

Kategoriler

Etiketler

RSS

3 Ayımız doldu

Dün tam 3 ayı doldu kızımızın. Artık 4’üncü aya girdik.

3 günlük ayrılıktan sonra dün akşam yine kavuştuk. Ankaradan döner dönmez hemen temizlenip tıfılı kucağuma almak istedim ama biraz korktu. Yüzüm yabancı geldi. Bu durum biraz canımı sıksa da normal karşılıyorum artık. S’nin 2 gündür gece uyku süresi arttı. Dün akşam 10-11 gibi uyudu. Yaklaşık 5-6 saat deliksiz uyur oldu. Sabaha karşı annesi bir güzel karnını doyurdu ve tekrar uyudu. Daha Fazlası…

Eve Dönüş

Bir Ankara işi daha bitti. Bugün akşam uçağı ile evime, aileme kavuşuyorum. Kızımın agularını, kokusunu, gülümsemesini özledim. Farklı bir şehirde iş yapmak, onlardan ayrı olmak, bir de iş stresi kemiriyor insanı. Gidiş günü gelsin de bir an önce sarılayım, bitsin özlemim diyorum. Telefonda konuşmalarını dinlediğim zaman, ah bir ışınlanma cihazı olsada orada olsam, ben de görsem, sevsem, kucağıma alıp kokusunu çeksem derin derin diye içimden geçiriyorum. İşlerin yoluna girmesini ve seyahatlerin azalmasını ummaktan başka yapacak birşey yok. Daha Fazlası…

İstenmeyen bebekleri kutuya bırakın

Haberi ilk okuduğumda şaşırmıştım. Ama düşününce güzel bir uygulama. istenmeyen bebeklerin sokağa bırakılmasından iyidir. Bu sayede onu isteyen ailelerce evlat edinilebilir. Haberin devamı: Belçika’nın Anvers kentinde istenmeyen bebeklerin bırakılması için bir kutu yapılmış. İlk anda irkildim. Nasıl yani dedim. Tuhaf geldi. Anlam veremedim. Sonra haberin devamını okudum. Dokuz yıl önce inşaa edilen bu kutuya ilk kez 2007 yılında beş günlük bir bebek bırakılmış. Daha Fazlası…

Bahçede Kalmak

Bugün okuduğum bir yazı çok güzeldi. Yazının orjinali buyrun: Oğluma baktım, sarışın yeşil gözlü bir çocuk ve böylece Kürtlere benzemekten yırtıyor, fakat işte bu isim, Roni, onu ele veriyor // Yeni taşındığımız apartmanın yeşillikler içindeki bahçesinde geziniyoruz oğlumla. Henüz bir buçuk yaşındaki oğlum, her şeye dokunmak istiyor. Çiçekleri koparmak ve kedinin kuyruğunu çekmek en büyük merakı… Biz oğlumla bahçenin tadını çıkarırken, apartman sakinlerinden üç yaşlı kadın da bahçenin kameriyesinde oturmuş kahve içiyorlardı. Bir yandan bizi seyredip bir yandan da oğluma sevimli sözcüklerle sesleniyorlardı ki, içlerinden biri “Allah bağışlasın, adı ne?” diye soruverdi. “Roni” dedim. “Roni mi? Manası nedir?” diye sordu aynı kadın. “Aydınlık” dedim. Sözün nereye varacağını sezmiş, oradan kaçmanın yollarını bulmaya çalışıyordum şimdi. Sözlüye kalkmıştım ve birazdan karnımın dipsiz kuyusuna bir soru sallayacaklardı ki, “Neyce?” dedi bir diğeri. Daha Fazlası…

Baloncuk da yaparmışız

Bugün sabah erkenden annenle hastaneye gittik. raporunu kapatmak için. Sonra annen beni işe bıraktı ve kendi işyerine gitti. izin günlerini hesaplattırdı. 4 Ocakta işbaşı yapacak. Daha 2 ay var. Bakalım seni bırakıp nasıl gidecek işe. Ona da başlarda zor gelecek eminim. Daha Fazlası…

UA-12002855-3