Selin

Etiket: Aşı

ilk sinema deneyimi

Geçen hafta Pazar günü şirketimin etkinliği vardı. Profilo AVM de sinema salonunun birini kapattılar ve sadece TTNET için Cesur Balık 2 filmini oynattılar. Yanında patlamış mısır ve içeçeklerimiz de vardı. Aynur Teyzesi ve Bahar da geldiler. Melisi evde bırakmak zorunda kaldık. Çocuklar çok çok eğlendi. Selin ilk defa sinema izliyordu. Hayretle önündeki devasa ekrana bakakaldı. Babam da beni küçük bir çocukken götürmüştü. O zamanlar sinema pahalı bir eğlence aracıydı. Üstelik şimdiki gibi çizgi filmlerin olduğu filmler de yoktu. Sırf nasıl birşey olduğunu göreyim diye girmiştik.Şimdiki çocuklar çok şanslı. 3D filmler, animasyonlar çok gelişti. Filmin başında Şirinler filminin fragmanı vardı. Eve getirdiğim Şirinler filmini çok izlememişti. Fragmanı görünce fikri değişmiş olmalı ki, filmden çıkınca “-Baba ben evdeki şirinleri izleyeyim, 2ncisine de beni sinamaya getir” dedi. Daha Fazlası…

Halası da gelmiş

Salı günü Selin okula gitmedi. Kızkardeşim ve yeğenimi istanbula gelmişlerdi. Duru ile ilk tanışmaları oldu. Selini de uzun zamandır görmemişti. Halası Selini hediyelere boğdu resmen. Etek, pantalon, tshirt, ayakkabı derken Selin resmen çıldırdı. Yunus Emre de artık eskisi gibi haşarı değil gayet uyumluydu. Selin ve Yunus emre gayet güzel anlaştılar. Eskiden Yunus Emre onun narin bir kız olduğunu unutup yere serebiliyordu. Selin bir ara o kadar çok şımardı ki baktığı yeri göremez hale geldi. Koşarken kapının yarı açık olduğunu da farkedemeyip kafasını fena halde çarptı. Hemen buz koyup Wicks krem sürdük. Çok ağladı ama birkaç saat sonra acısı dindi, şişi de biraz indi. Daha Fazlası…

Aşılar

Bugün işe gitmedim, evden çalıştım. Sabah 9 gibi Selin’i okula bıraktım. Ardından E-Bebek Çamlıca mağazasına gittim. Melis Duru için Hamak ve kanguru aldım. Eve gelip kurduk, uygulamalı test ettik. Öğleden sonra hep beraber yola çıktık, Selin’i okuldan aldık ve hastaneye gittik. Önce Melis Duru kontrol edildi. 2 hafta önce gelmiştik. 2200gr gelmişti. 2300gr olmuş. Bu hiç iyi değil. Hilmiyenin sütü de olmasına rağmen kilo alamamış. 400gr alması bekleniyordu. 1/4 kadarını alabilmiş. 3 saatte bir mama takviyesi yapılacak. 1 hafta sonra tekrar kontrol edilecek. Haftaya geldiğinde kalça ultrasonu da çekilecek.Duru hastanede çok fena ağladı. Emzirme odasından gelen sesleri muayene odalarında kadar yayıldı. Hele bir de HepatitA aşısı yapılırken ses gitti artık. Çok yakan bir aşı, bacağını yaktığı ağlamasından belliydi. Daha Fazlası…

Hepatit A Aşısı

Cuma günü Hilmiye işe gitmedi, ben de öğleye kadar izin aldım. Hep beraber hastaneye gittik. Artık son aşısına sıra gelmişti. 5 yaşına gelene kadar bir daha aşı olmayacak. Biz işlemlerini yaptırırken Selin birden odaya girip, İzlem Hn ile konuşmaya başladı. “Merhaba İzlem Teyze” diyerek başladı sohbete. İzlem de ona şeker verdi. Ağlamasından çok korkuyorduk. Önceleri daha odasına girer girmez başlıyordu ağlamaya. Bu defa kendisi biz hiçbirşey yapmadan girmişti. Önce tartıya çıktı, 13,250 kg olmuştu. Sonra boyunu ölçtük. Gözlerime inanamıyordum. Selin o kadar sakin, o kadar neşeliydi ki inanmakta zorluk çekiyordum. Sonra sırtını dinlemek için kıyafetini sıyırdık. Tamam şimdi ağlar dedim ama o yine gülüyordu. “İzlem teyze beni gıdıklıyor” demez mi. Hala şaşkın bir haldeyiz. Sonra karnını dinledi. Yandan yandan bakıp gülüyordu doktora. Herşey bitti sıra aşıya gelmişti. Bacaklarını sıyırdık. Hilmiye kucağına aldı. Korkmasın diye “İzlem Teyze seni gıdıklayacak” dedik. Ama o “popoma iğne yapacak” demez mi.  İğne yaklaştı. Evet sırada çığlıklar vardı. Biz hazırlığımızı yaptık. Hilmiye kucağına aldı. Ben de bacağını tutmaya hazırlandım. İzlem Hn iğneyi vurdu, vururken de “sinek ısırdı galiba” dedi. inanamıyordum hala. Selin ağlamak yerine iğneyi vurmasını izledi. Canı yanmasına rağmen ağlamadı. Demek ki doktora karşı içinde bir güven oluşmuş. Belki bizim telkinlerimiz de etkili olmuştur. Daha Fazlası…

Tuvalet alıştırmaları

2 yıl 7 ay geçti doğalı. Geçen bu süre içinde sürekli birşeyler öğrendi. Sıradaki ise tuvalet alışkanlığı. Bu hafta sadece geceleri bez bağladık. Başta çok eğlenceli gidiyordu. Çişini yapınca evde alkış koparıyorduk. Ama iş kaka yapmaya gelince çok zor geçti. 1 hafta geçmesine rağmen hala kakayı tuvalete yapmayı öğrenemedi. Kendini sıktı da sıktı. Acıyor diye ağlayarak ya altına yaptı yada etrafta biryerlere. Hilmiye de arkasından dezenfekte edecem diye uğraştı. Çişini de bazen altına bırakıyor. Meğer ne kadar sık aralıklarla çiş yapıyormuş bezine. 15dk da bir tuvalete oturuyor. Onun için zamanında merdivenli bir klozet kapağı almıştım. 2 yaşındaydı o zamanlar. Hilmiye biryerlerden duymuş, çocuk kendini belli edermiş diye geçti 7 ay. Ama nedense belli edeceği yoktu. O yüzden hemen başladık çalışmalara. Gerçekten sıkıntılı bir dönemmiş. Umarım kısa zamanda bundan da kurtuluruz. Daha bizi bekleyen zorlu şeyler de var. Hala yemeklerini katı olarak yiyemiyor, kahvaltısını bile püre olarak yemeyi bırakamadı. Hala kendi yatağında uyumuyor. Bizim aramızda sabahı ediyor. Bunları nasıl alıştıracağız hiçbir fikrim yok. Hele ki bu tuvalet olayı benim gözümü çok korkuttu.

Bu ay Hepatit A aşısını yaptırmamız gerekiyordu ama unuttuk. Ay sonu oldu hala yaptıramadık. Bir an önce götürüp son aşısını da yaptırmak gerekiyor. Artık okula gidinceye kadar aşı yok. Tuvalet ve yemek zorluklarını bir atlatsaydık kreşe vermeyi istiyordum. Orada eminim çok eğlenecek. Özellikle geveze oluşu öğretmenlerini çok yoracak. Kendisine soruyorum. Sen konuşmayı çok seviyormusun diye. “Evet konuşmayı çok seviyorum bir de zıplamayı seviyorum, ama yatakta zıplayınca düşüyorum”.

Yarın Ela’nın duğum günü partisine gideceğiz. Eminim mum üfleyecek ve çok eğlenecek.

UA-12002855-3